BONOMO'NUN HAYALİ SUYA DÜŞTÜ!

Bonomo, klibinde Fatih Sultan Mehmed gibi gemileri karadan yürütmek istedi. Ancak, imkansızlıklar nedeniyle gerçekeşmedi

Gelelim bu arada gizli faaliyetlerim sonucu elde ettiğim bilgilere. Efendim, Bonomo, Eurovision klibini çok geniş avlusu olan bir okulun bahçesinde çekmek istemiş ve bunun için İstanbul Üniversitesi seçilmiş. Orkestra elemanları okulun balkonunda çalarken, Bonomo da avluda şarkısını söylemiş. Merdivenlerden inen dansçılar, o tarihi binanın büyüsü ve Can'ın enerjisi birleşince sıkı bir klip çıkmış ortaya. Şarkıda "Gemimde yalnızım" lafı geçiyor ya bunun için de harika bir fikirleri varmış aslında. Bonomo Fatih Sultan Mehmed'e özenmiş olacak ki karadan, okulun bahçesine bir gemi getireceklermiş. Sonunda ne mi olmuş?

ARKALARINDA OSMANLI YOK Kİ!
Denen o ki, Fatih'in torunları, ondan yaklaşık 559 yıl sonra dedelerinin yaptığını yapamamışlar. Bir yanda maddi imkânsızlıklar, diğer yanda 'teknolojik' şartların zorlamasıyla geminin karada yürümesi imkânsız görünmüş, o yürümeyince proje suya düşmüş. Bizimkiler de "Madem karada yüzdüremedik gemiyi, suda yüzdürürüz" diyerek klibin bir bölümünü denizdeki teknede çekmişler. Aslında çocuklara hak vermek lazım. Fatih gibi arkalarında koskoca Osmanlı devletinin hazinesi yok ya... Tüm bu görsel şölenin yönetmeni ise Can Saban. Saban, hem Bonomo'nun kankası hem de menajeri Ece'nin sevgilisi. Kısaca her şeyi aile içinde halletmişler. O akşam Can Saban'la Ece'nin orada olmaması dikkatimi çekti ve doğal olarak çevreye biraz daha kulak kabarttım. Meğer iki sevgili teknedeki çekimin şehvetine kaptırmışlar kendilerini ve o soğukta, o ayazda denize girmişler. Anlatılanlara göre her şey klibin daha mükemmel olması içinmiş. Bu sanat aşkı yüzünden Can ve Ece hastalanıp yatağa düşmüşler. Bu işlerin böyle 'tehlikeli' yanları da var anlaşılan... Ne diyelim, inşallah klip beğenilir ve daha da önemlisi Can Eurovision'daki dinozor Engelbert Humperdinck'in hakkından gelir.

İzzet Çapa