Akıllı telefonsuz tatil!

Yunanistan'da üç gün telefonsuz tatil yapan bir radyo programcısı, dinleyicilerini de sosyal medyayı boykota çağırdı. Sloganı: Arının

Yunanistan'da üç gün telefonsuz tatil yapan bir radyo programcısı, dinleyicilerini de sosyal medyayı boykota çağırdı. "Arının" sloganı ile başlayan kampanyayı Sabah gazetesi yazarı Stelyo Berberakis okurları ile paylaştı.

Yaz sıcağı iyice kendini hissettiriyor. Hava sıcaklığı 40 dereceye ulaşınca Atina'nın caddeleriyle sokakları boşalıyor. İnsanlar doğal olarak sahillere koşuyor. Sadece gündüz de değil, gece sıcaklığına dayanamayanlar da geceyarısı serinlemek için plajları ya da sahilleri dolduruyor. Ayışığında denize girmenin zevki bir başka oluyor. Bazı geceler plaj ve sahillerde konser de veriliyor. Böylece hem denizin hem de eğlencenin tadı çıkarılıyor.
Yunanistan'daki ekonomik kriz, daha çok orta sınıfı vurduğu için orta halli aileler, tatil için ya baba ocağına ya da tatil günlerini kısıtlayarak herhangi bir adaya gidiyor.
Yunanistan'da işçi ve memurların yıllık yaz tatili izinleri 20 ile 30 gün arasında değişiyor. Bu nedenle tatil günlerinin yarısı taşradaki 'baba ocağı' yerlerde, geri kalan günler de herhangi bir tatil beldesinde ya da tercih edilen bir adada geçirilir.

ALKOLİZMDEN BETER BİR BAĞIMLILIK

Tatil izinleri genelde ağustos ayında kullanıldığı için de yaklaşık 4 milyonluk başkent Atina terk edilmiş bir kente dönüşür. Ama gerek iş nedeniyle, gerekse parasızlıktan ve işsizlikten dolayı hiçbir yere gidemeyenler Atina'nın bu boş halinin tadını çıkarmaya çalışır. (...)
Yaz sıcağının gelip çattığı bu günlerde bir Yunan radyo programını dinlerken, kadın programcı, dinleyicilerine ilginç bir tavsiyede bulundu ve "Üzerinizdeki sosyal medya aletlerinden birkaç gün arının" dedikten sonra kendi başından geçen bir olayı anlattı.
Kadın programcı, uzun bir hafta sonu tatili için Atina dışına çıktığında, cep telefonu ve iPad'ini evde unuttuğunu anlayınca önce soğuk terler döker. Ancak hemen ardından kendi kendine "Bakalım üç gün boyunca telefonsuz ve internetsiz yapabilir miyim?" diye iddiaya girer. G
erçekten de cep telefonsuz, Facebook'suz, Twitter'sız ve internetsiz ilk bir iki saat, sigarayı yeni bırakmış biri gibi kıvranıyor. Ama zaman geçtikçe bunun bilincine varılıp, rahatlıyor.
Ertesi gün ise daha da mutlu oluyor. Tatil günleri sanki üçe katlanıyor. Yani internet ya da cep telefonu nedir bilemediğimiz 80'li yıllardaki boş vermişliğin, tatilin, eğlencenin, denizin, arkadaşlığın, sohbetin ve de aşkın tadının çıkarıldığı, derdin tasanın bir yana bırakıldığı günlere dönüyor.
Radyo programcısı başından geçen bu ilginç olayı anlatırken, sosyal medyaya ne denli bağımlı olduğumuzun, sigara tiryakiliği bir yana alkolik olmaktan beter olduğumuzun, bu nedenle neredeyse insanlığımızı unuttuğumuzu geç de olsa farkına vardım.