AHMET KEKEÇ TETİKÇİNİN PEŞİNE DÜŞTÜ; ''HAKAN FİDAN O ADAMI BULMALI''

Star yazarı Ahmet Kekeç, Fatih Altaylı'dan başlayıp kendisine kadar uzanan onlarca ismi hedef alan 'tetikçi'nin peşine düştü

Bu tetikçiyi bulmak Hakan Fidan’ın boynunun borcudur

7 Şubat krizinden sonra, internette bir “gizli okur” peyda oldu ve mail listesindeki yazarları bilgilendirmeye (!) başladı.
Ben de bilgilendirilen yazarlar arasındaydım.

Muhterem üşenmiyor, oturuyor, her gün “onlarca” (hatta “yüzlerce”) mail yazıp, “binlerce” adrese postalıyor.
Kendisine “hükümet yandaşı” süsü veren bir kişi...
Mailler çoğalınca ve taciz boyutlarına ulaşınca, anladım ki, bir “gizli okur”la değil, bir “gizli odak”la karşı karşıyayız.

Mesajlar, çünkü, kolektif bir çalışmanın ürünü gibi duruyor ve fena halde “fabrikasyon” kokuyor...
Hayır, gizli okurun amacı “bilgilendirmek” (!) değil... Hükümetin ve MİT’in yanında durarak sağa sola ateş etmek...
Her türlü yalan...
Her türlü iftira...
Her türlü bel altı vuruş...
Neredeyse psikolojik savaşın tüm gereçlerini kullanıyor ve hedefteki kişiyi rezil rüsva ediyor.

İlk Fatih Altaylı’yla başladılar...
Sonra Ekrem Dumanlı...
Sonra Şamil Tayyar...
Sonra Ertuğrul Özkök...
Derken Serhat Albayrak...
Şu an hatırlayamadığım onlarca isim...

Tahayyül sınırlarını zorlayan türlü tezviratlarla, tek tek hepsinin icabına baktılar. Bu vesileyle, bu kişilerin ne kadar berbat,
ne kadar rezil, ne kadar çıkarcı, ne kadar “vatan haini” insanlar olduğunu öğrendik.
İş, psikolojik savaşın da ötesine geçince, işbu “gizli okur”un yazdıklarını “engellemek” zorunda kaldım.

Meğer engellemekle ne büyük hata etmişim.
Serhat Albayrak’tan sonra sıra bana gelmiş.
Genel Yayın Yönetmenimiz Yusuf Ziya Cömert uyarmasa, haberim bile olmayacaktı.
Ne yalancılığımı bırakmışlar, ne alçaklığımı, ne korkaklığımı...
İnternet adı verilen çöplükte ne bulabildilerse, kendi bel altı yorumlarını da ekleştirerek, binlerce adrese postalamışlar.
Küfür ve hakaret kısmını geçiyorum...
Mesela, yazı yazmadan önce Serhat Albayrak’ı arayıp talimat alıyormuşum. Birtakım internet sitelerinin yöneticisi ya da “gizli ortağı”ymışım.

Ahmet Kekeç’in yazısının tamamı için tıklayın