Medya Günlüğü
18 Mar 2020 09:17 Son Güncelleme: 18 Mar 2020 11:20

Akif Beki'den RTÜK Başkanı'na Korona çağrısı! "Ekranları temizlemeye başlayacaksa..."

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, RTÜK tarafından dün yapılan uyarıları köşesine taşıdı ve başkan Ebubekir Şahin'e sorular sordu.

Akif Beki'den RTÜK Başkanı'na Korona çağrısı! "Ekranları temizlemeye başlayacaksa..."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde danışmanlığını da yapan Karar yazarı Akif Beki, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in küresel salgın ilan edilen Koronavirüs'le ilgili yayın yapanları 'tehdit' ettiğini belirterek, "RTÜK ekranları temizletmeye illa bir yerden başlayacaksa, halkın kafasını bilim maskeli safsatalarla karıştıran bu artistlerden ve onlara çanak tutan ucuz reytingci kanallardan başlasın bari." diye yazdı.

Akif Beki, Diyanet'in aldığı toplu namazlara ara verilmesi yönündeki uyarılara uymayanları da değerlendirdiği yazısında, "Almanya’da kilise, cami ve sinagoglarda toplu ibadet nasıl hükümet kararıyla ikinci bir emre kadar iptal edildi ve Diyanet camileri de uyduysa...Bizde cemaat namazlarına geçici ara verme kararının da hükümet tarafından alındığı, uymanın hayati ve mecburi olduğu, kişisel tercihe kalmadığı, ihlal edenlerin suç işleyeceği kafalara vura vura anlatılmalı." ifadelerini kullandı.

İşte Beki'nin "RTÜK artistler kahvesine karşı" başlıklı o yazısı:

Türkiye'nin virüsle hayat memat savaşı, ekranlarda  ve boy gösterme vitrinlerinde de olanca şiddetiyle devam ediyor. 
400 bin civarı kahvehaneyle birlikte artistler kahvesiydi, meczuplar kahvesiydi, aşıklar ve ozanlar kahvesiydi, ne varsa hepsi kapatıldı.

Ama hepsi evlerine dağılmadı. Bunlardan başaranlar, medya şubelerinde faaliyetlerine ölümüne devam ediyor.

Kriz zamanları dışında hatırıma bile gelmeyen haber kanallarına bir bakayım dedim. Hay bakmaz olaydım. 

Komplo artistleri, kaçıklar, ün ve para aşıktaşlarıyla  Leylasız mecnunların piyasa yaptığı kahvehaneler ekranlara taşınmış. Mecburiymiş gibi her programda mutlaka araya serpiştirilen bir iki şöhretli mensupla temsil ettiriliyor olmasınlar mı!

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin de köpürüyordu dün, 'sabrımızı taşırmayın' diye...

Cezalandırma yetkisini elde sallayarak bir nevi sopa gösterip kriz zamanlarında ekranları zapturapt altına almak istiyor RTÜK. Düzenleme ve denetleme görevi çerçevesinde, önleyici kontrol yani...

'Deli deliyi görünce değneğini saklar' prensibi uyarınca, tehdit savurarak ekranlar hizaya getirilebilir mi? Sonuç alınsa bile bu yöntem doğru mu? Pek emin değilim.

Fakat asıl ilgilendiğim kısmı, RTÜK'ü neyin rahatsız ettiği.

Başkan Şahin "Bilim dışı konuşmalar ve sahte belge paylaşımı" gibi dezenformasyonlardan şikayetçi. "Buna tahammül edemeyiz" diye ihtar çekiyor, son ikaz havasında.

Sahte belge tanzimi zaten suç oysa. RTÜK'ün tasalanmasına gerek yok. En son Sağlık Bakanlığı yazışmasını taklit eden böyle bir belge yalanlandı. Sorumlusu da sahte belge düzenlemekle halkı korku ve paniğe sevk etmekten tutuklanır.

Elbette göz açtırılmayacak ama doğrudan polisiye tedbirlere giriyor, savcıların görev alanı, RTÜK'lük bir durum yok. Onu geçiyorum.

Merak ettiğim şu...

'Biz hangi ecdadın ahfadıyız be, şanlı mazimizde yedi düvel küffarı tepelediğimiz gibi bu gavur virüsünü de haklarız evvel Allah, bize ne yapar bir uyuz imansız hınzır, her düşmanı püskürttüğümüz gibi bu salgın kuşatmasını da yararız, küresel efendileriyle birlikte söker atarız koronavirüs hançerini vatan topraklarından' tarzı naraları nasıl değerlendiriyor RTÜK?

'Büyük oyunu gördüm, asıl hedef Türkiye, amaç İslam'ın son ordusuna hükmeden ümmetin umudu iktidarımızı gözden düşürmek, el arttırıyorum, hepsi bir  biz tek' şeklindeki ayran budalası sayıklamalar, bilimsel meydan okuma mı mesela? Uygun mu, uygunsuz mu görülüyor?

Bu bir...

İkincisiyse; koronavirüsün yayılma hızıyla ilgili açıklanan resmi verilerin sorgulanması, tartışmaya açılması, mesela gerçek vaka sayısı ve ölen olup olmadığının gizlendiğinin iddia edilmesi, RTÜK muhtırası kapsamında mı? 

Art niyet ölçen bir cihaz henüz geliştirilemedi. 

Yukarıda örnek verdiğim hamasi narayla eleştirel yaklaşımdan hangisi niyetçe masum hangisi değil, çıplak gözle ayırt edemiyoruz.

Koronavirüsle mücadele üzerinden, can telaşına düşmüş millete siyasi ve dini propaganda yapmaya kalkan fırsatçılardan geçilmediği ortada.

İktidara güveni sarsmak ve yönetme biçimini kötülemek için şayia çıkaran, uyduruk spekülasyon yayan yeminli muhalifler de var...

Halk sağlığı gibi bir konuda bile iktidarın eksiklerini örtbas etmeye, hatalarını göstertmemeye, tedbirlerde gecikilip gecikilmediğini konuşturtmamaya ayarlı kurşun askerler de...

Düşmana karşı vatan müdafaasında değiliz, iktidar muhalefet ayırmayan bir virüse karşı ölüm kalım mücadelesi veriyoruz. Bunu dahi kullanarak milleti hainler ve vatanseverler diye bölme sersemliklerine ara vermeyenler de az değil.

Ama bunların, kendini göstermekten başka gayesi olmadığı biline biline uzman sıfatıyla ekrana çıkartılan şovmenlerin reyting atışmaları kadar gerçek 'beka' mücadelemize zarar verdiğini sanmıyorum.

RTÜK ekranları temizletmeye illa bir yerden başlayacaksa, halkın kafasını bilim maskeli safsatalarla karıştıran bu artistlerden ve onlara çanak tutan ucuz reytingci kanallardan başlasın bari.

Ekran kahveleri ve baş köşe müdavimleri de bir süre havalandırılıp dinlendirilme fırsatı bulur hiç değilse. Fena mı?

Yazının tamamını okumak için tıklayınız