Gündem
23 Şub 2021 16:03 Son Güncelleme: 23 Şub 2021 16:41

Adnan Oktar cemaatinin, tüm Türkiye'yi dinlediği ortaya çıktı

90’lı yıllarda bir Telekomünikasyon şirketine sokulan Oktarcı personeller sayesinde, HTS kayıtlarına cemaatin rahatlıkla ulaşabildiği ortaya çıktı.

Google Haberlere Abone ol

Adnan Oktar cemaati, Türkiye’nin gündemini sarsmaya devam ediyor. Karar duruşmasında; Oktar'a 1075 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi çokça konuşulmuştu.

Tartışmalar sürerken, Oktar cemaatinin yıllar önce tüm Türkiye’yi dinlediği ortaya çıktı.

Odatv editörü Hakan Erol’un Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan “Turnike” isimli kitapta yer alan iddiaya göre; 90’lı yıllarda bir Telekomünikasyon şirketine sokulan Oktarcı personeller sayesinde, HTS kayıtlarına cemaatin rahatlıkla ulaşabildiği ifade edildi.

Kitapta; Genel Müdür’ün bile giremediği bir bölümde, Oktar’cıların nasıl "iş" yaptığı şu şekilde anlatıldı:

"Adnan Oktar cemaatinin en temel özelliklerinden birisi de 'insan kaynağından' faydalanmasıydı. Cemaat üyesi, istenilen her kritik noktaya sokulabiliyordu. Telekom şirketlerine özellikle cemaat üyesi gönderen Oktar, buradan istihbarat topluyordu. Hatta bu şekilde işe sokulan Oktarcı elemanların bir kısmı 'yakalanmış' ve işle ilişikleri kesilmişti.

Burada çok kritik bir iddiayı aktarmakta fayda var...

1990’lı yıllarda Oktar, cemaatin o dönem etkin üyesi S. E.’na bir firma kurdurtarak, bu firmanın bugün Türkiye’nin en önemli GSM operatörlerinden biri olan şirket ile kontrat yapmasını sağlamıştı.

Küçük dilinizi yutmaya hazır olun...

Bu dönem, GSM operatörünün Bilgi Teknolojileri departmanının en kritik bölümlerinden biri olan yedekleme sistemi içerisinde 3 kişi çalışıyordu. Genel Müdür’ün bile giremediği bu alanda, çalışan 3 kişiden 2’sinin Oktarcıların kurdurduğu şirketten sağlanan personel olduğu ileri sürülüyordu.

Yani, 24 saatlik mesainin 2 vardiyasını kapan Oktarcılar, tüm HTS kayıtlarına rahatlıkla ulaşabiliyordu.

Yani Oktarcılar daha o yıllarda hepimizi dinleyecek imkâna sahiptiler!

Korkunç...

S. E. ise bu dinleme olayının dışında başka önemli bir konuya değiniyordu. Ekşioğlu, '(...) cemaat üyelerini bu şirketlerde kritik görevlere gelecek şekilde işe soktuk. Bu şirketlerde işe giren kişiler de Alev Ulaşoğlu’na bağlandı. Alev istediği zaman bu şirketlere abone olan bütün herkesin bilgilerine buraya sokulan çalışanlar sayesinde ulaşabildi' derken, kritik bilgilerin bu sayede cemaate aktarıldığını söylüyordu.

Teknolojiyi her dönem çok iyi kullanan cemaat, piyasaya çıkan ve işlerini görecek her türlü elektronik aleti de yurtdışından rahatlıkla getirtebiliyordu.