8 aydır çözülemedi! Atiye'deki en büyük gizem ne?

Netflix’in iddialı gizem dizisi Atiye, 27 Aralık’tan bu yana platformda gösteriliyor ama “malum yerlere” de çoktan düşmüş durumda.

Netflix’in iddialı gizem dizisi Atiye, 27 Aralık’tan bu yana platformda gösteriliyor ama “malum yerlere” de çoktan düşmüş durumda. Yine Netflix Türkiye eliyle yayılan bilgiye göre, dizi yerelde bu yılın en çok izlenen işi!

27 Aralık’ta yayınlanan dizi sadece üç günde nasıl yılın en çok izleneni oluyor? Burada büyük bir gizem var ama çözmesi kolay; meğer ilk üç gün izlenme raporlarından yola çıkarak bir öngörü ile “yılın en çok izleneni” olduğuna kanaat getirmişler. Gizem perdesi aralandı!

Ama Atiye’deki en büyük gizem bu değil!

Dizinin, sürekli aynı şekilleri çizen ressam Atiye’nin, Göbeklitepe’nin yollarına düşüp orada mistik maceralar yaşaması üzerine kurulu gizemli bir hikayesi var ama hikayesini de aşan bir gizem öyküsü kamera arkasında başladı, devam etmekte. Kalemim yettiğince size o hikayeyi anlatmaya çalışacağım, finali henüz çekilmediği için sonu nasıl bitecek henüz bilemiyoruz.

Çünkü bu şuursuz bir şekilde çizdiği resimleri seçkin galerilerde milyonlara satan ressam Atiye’nin değil, yaşamını sürdürebilmek için insanlık dışı koşullarda setlerde çalışmak zorunda kalan yüzlerce insandan biri olan Hasan’ın hikayesi...

Madencilik kadar tehlikeli bir iş kolu haline gelen set işçiliği çileli bir meslek. Uzun ve yorucu çalışma saatlerinin karşılığını alabilen var mı, sanmıyorum. Üstüne bir de ihmaller yüzünden yaşanan kazalar ve ölümler eklenince…

Atiye’nin bölüm sonu jeneriğinde “in loving memory of…” diye kıymetlendirilen Hasan’ın Karatay’dan, Sinema Televizyon Sendikası tarafından 9 Nisan'da yapılan açıklamada, "06.04.2019 tarihinde OG Medya'nın yapımcılığını üstlendiği Atiye isimli Netflix dizisinin setinde çalıştığı sırada, ağır ihmal sonucu merdivenden düşüp ağır yaralanan ve bir süredir yoğun bakımda olan meslektaşımız set işçisi Hasan Karatay’ın vefat haberini üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.” dendiği vakit haberimiz oldu.

Dizi setlerinde ölen emekçilerden biri daha…

Oyuncular Sendikası da "İş Kazalarında Ölmek İstemiyoruz" başlığıyla Twitter'da yayımladığı paylaşımında "Kamera arkası ve önünde çalışanlar olarak yapım şirket yetkililerini kazanın nasıl gerçekleştiği ile ilgili kamuoyu açıklamasına çağırıyor, güvenli, sağlıklı, riskler ve tehlikelerin tespit edildiği önlemlerin alındığı işyerleri istiyoruz" çağrısında bulundu.

Dizinin başrol oyuncusu Beren Saat sosyal medya hesabından, “Şahsen tanışamamamıştık henüz ama bugün ailenin kadınlarının ağıtlarından tanıma fırsatım oldu seni Hasan. “Oralar görünmez” denilse de, boyadığın duvarın kenarlarını titizlikle tamamlamak isterken başına gelmişti bu kaza. Yine güzel bir yürek, yine zamansız bir veda. Biz kenarı, köşesi senin hayal ettiğin kadar kusursuz bir iş çıkarmak için çalışmaya devam ediyor olacağız. Işıklar içinde uyu” mesajını paylaştı.

Oyuncu Mehmet Günsür da "Çok üzgünüm. Hasan’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum” diye sosyal medya açıklaması yaptı. Aileyi ziyaret etmesi de güzel ama yetmez ki!

Yetmez çünkü Hasan’ın ölümü öylesine bir ölüm değil. Bu ölüm gerçekten sorumluluk sahibi oyuncuların setinde yaşanmış olsaydı herkes ceketini alır giderdi. Hasan ışıklar içinde falan uyumuyor, öldü o. Toprağın altında, karanlıkta, daha 28 yaşında… Birkaç başrol oyuncusu dışında herkesi ezen bir makinenin, büyük obur ağızlar doysun diye geri kalan herkesin aç kaldığı sistemin içinde ezildi Hasan.

Olayın gerçekleştiği Nisan ayında, Evrensel ve Cumhuriyet dışında basın konuya ilgisiz. Dünya devi bir şirket hesabına üretilen projenin sakatlanması kimsenin işine gelmez, reklam anlaşmaları da vardır muhtemelen. Beren Saatin yazdığı gibi “çalışmaya devam” ediyorlar.

Bu ölüm haberinin duyurulmasının ve sendikalardan gelen tepkilerin ardından Netflix tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Yaşanan trajik kazanın ardından Hasan Karatay’ın yaşamını yitirmesini büyük bir üzüntüyle karşıladık. Bu vesileyle ailesine ve tüm sevenlerine en derin başsağlığı dileklerimizi iletmek isteriz. Bu acı olayın detaylarını net bir şekilde anlamak ve tarafların ihtiyaç duyabilecekleri desteği sağlayabilmek adına tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz.”

Hemen ardından dizinin yapımcılığını üstlenen OG Medya’dan bir açıklama geliyor.

Şirketimizin yapımcılığını üstlendiği ‘Atiye’ dizisinin dekor hazırlıkları sırasında gerçekleşen kazanın ardından hastaneye kaldırılan Hasan Karatay’ın hayatını kaybetmesini derin bir üzüntü ile karşılıyoruz. Medyaya yansıyan, bizi de derinden üzen elim kaza ve acı kayıp nedeniyle; bir takım gerçek dışı haberler yapılarak toplum yanlış bilgilendirilmektedir. Tüm şeffaflığıyla hukuki sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna gerekli açıklama yapılacaktır. Bu talihsiz kaza ve acı kayıp nedeniyle, Hasan Karatay’ın ailesine, ve dostlarına başsağlığı dileriz”

O tarihten bu yana Netflix’ten ve yapımcı firmadan başka açıklama yok. Nasıl olsa unutur herkes diye geçiştirme telaşındalar. Süreç takipçiliği, şeffaflık falan hak getire! Öyle bir şey olsa kamunun da bundan haberi olurdu.

Her iş kolunda yaralanma ve ölüm ile sonuçlanan kazalar yaşanabilir, işveren bu gibi durumların gerçekleşmemesi için tüm tedbirleri almak zorundadır ve tehlikeli bir çalışma ortamı sunan dizi setlerindeki ilk önlem, çalışanların sigortalanmasıdır. Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimden bu yana konuyla ilgisi olan herkese sadece şu soruyu soruyorum; Hasan Karatay’ın sigortası var mıydı?

Bu aslında cevabını başından beri bildiğim bir soru.

Bu soruyu Netflix’e sordum. Netflix Türkiye’nin PR sorumlusu ile yaptığım görüşmede, konuyla ilgili bir açıklama yaptıklarını, olayın yargı süreci devam ettiği için başka açıklama yapamayacaklarını belirttiler.

Acaba Hasan yerine Andrew ölseydi durum nasıl gelişirdi. Sıkıysa ABD’de, İrlanda’da sigortasız set işçisi çalıştırın ya da çalıştırılmasına göz yumun! Serdar Akar’ın Gemide filminde Erkan Can’ın ağzından söylenen, buraya da çok yakışacak bir replik vardır, hatırlayanlar eklesin: .... .. Kamil!

Olayın aslı; dizi setinde boyacılık yapan Hasan Karatay’ın sigortası yoktu!

Emekçinin amcası Bektaş Karatay, yeğeninin sigortasız çalıştığını belirtmişti. Ailesi olayla ilgili şikayetçi oldu ve Karatay ailesinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada İş Ve Sosyal Güvenli Uzmanı sette gereken tedbir ve dikkatin olmadığı nedeniyle Yönetim Kurulu Başkanı Ve Yapım Şirketi sahibi olan Onur Güvenatan'nın gencin ölümünde asli derecede kusurlu olduğu rapor edildi. Rapor sonrası savcılık tarafından Güvenatam hakkında 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan 6 yıl hapis istemiyle dava açıldı.

Hasan’ın haklarını ne Beren Saat, ne Mehmet Günsur ne Netflix ne de yapımcı firma korudu, kolladı. Bu dizide rol alan hangi oyuncu Hasan Karatay’ın sigortasız çalıştırıldığını öğrendikten sonra yapımcıdan hesap sordu? “Ben yaptım” diyen yazının altındaki mailden ulaşsın lütfen. Bollywood bile çoktan halletti bu set işçilerinin mağduriyetleriyle ilgili meseleleri, biz niye adım atamıyoruz? Perişan aile şikayetçi olmasa konu unutulup gidecekti. Peki, bundan başka ne yapılabilir?

Bu işin bir sürü tarafı var. O dizinin oyuncuları mesela... “Işıklar içinde uyu” diyerek vicdanlarını temize çekiyor olabilirler ama oynadıkları dizinin setinde insanlar sigortası bile yapılmadan çalıştırılıyordu. Bunu bilmeden bir daha herhangi bir sete adım atmasınlar derim. Hasan öldü, dizi devam etti, muhteşem bir gala yapıldı, gururla fiyakalı pozlar verildi. boy boy reklamlar yayınlandı, röportajlar tertiplendi. Youtuber’lar “Atiye’deki şekillerin gizemi ne” videoları falan çektiler.

Netflix’e gelelim, dizinin bitiş jeneriğine “in loving memory of Hasan Karatay” diye yazınca bitiyor mu? Havalı olsun diye bir de İngilizce yazmışlar! Adamın sizde bir kıymeti olsa yapımcı firmayı daha sıkı denetler, sigortasız işçi çalıştırmasına mani olurdunuz. Ben bu tarafta meselenin dillendirilmesinden duyulan rahatsızlık dışında bir tavır görmedim.

Peki, eleştirmenler? Var mı öyle bir meslek erbabı bu ülkede? Olmalı çünkü bülten fotolarından gördüm, Atiye’nin galasına basından onlarca kalem katıldı. Hani yazı, hani soru? Olmaz ama değil mi? Çağırmazlar sonra galaya, değeriniz azalır, sosyal medyaya atacak fotoğrafınız olmaz. Hasan kim, unutacağız zaten iki gün sonra ama Atiye’nin galasında çeşit çeşit peynir var! Birileri sizi önemsemek için sevmek zorunda değil arkadaşlar, eleştirmenlik öyle yapılmaz! Öyle yaparsanız, PR makinesinin lazım olduğunda basılan butonu olursunuz, hepsi bu.

Youtube’un aslan parçası, arkadaşları yapınca öven gerisini komple gömen Melikşah Altuntaş. Konudan haberi olmadığı gibi tutmuş bir de Netflix PR’ı tadında bir video röportaj yapmış! Sadece o değil, Onedio, Filmloverss vs. Güya sosyal medyanın marjinali olan isimler bunlar. Hepsi aynı stüdyoya girmiş, konukları üzmeyen minnoş sorularla Atiye PR’ı yapıyor. Yer gök Atiye! Yollarda boy boy afişler, “şu marka televizyonu alırsan her yerde Atiye’yi seyredersin” diye çığıran TV reklamları…

Atiye, Atiye, Atiye! Atiye’nin çizdiği şekillerin gizemi ne?

Sekiz bölüm izleyince kurgu Atiye’nin gizemi çözülüyor ama gerçek Hasan’ın ölümünün gizemi sekiz aydır çözülemedi.

MURAT TOLGA ŞEN - murattolga@gmail.com / sosyal medya: @murattolga