23 Nisan’ı televizyonda kutlamak da mı yasak?

Bugün 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı… Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların bize armağanı. Koronavirüs salgını sebebiyle bu yıl 23 Nisan’ı, çocuğunuzun elinden tutup dışarı çıkıp bayrak sallayarak kutlamanız yasak ama Pazartesi kalkıp işinize gideceksiniz.

Pandeminin en çok etkilediği ülkelerden biriyiz. Kısmi yasaklar var, hayatı da kısmen yaşıyoruz. Çalışmak serbest, başka her şey yasak! Üstelik bu kısıtlamalara rağmen vaka ve ölüm sayısında rekor kırıyoruz. Aşı olmamız gerekirken hala maske-mesafe cümleleriyle avutuluyoruz.

23 Nisan sabahında, önceki günlerde de olduğu gibi erkenden uyandım. Elimi-yüzümü yıkadım, kendime bir kahve yaptım, biraz camdan dışarı bakıp, çocukluğumu ve 23 Nisan bayramlarındaki heyecanlarımı hatırladım.

Sonra da televizyonu açıp kanallardaki bayram programlarını taradım, malum hepimiz evdeyiz, müthiş şeyler yayınlayacaklardır diye düşünüyor insan ama yine hayal kırıklığı. Ulusal TV kanallarının yılbaşında ve resmi bayramlarda sınıfta kaldığını yazmaktan dilimde tüy bitti. Gerçekten, dizi yayınlamak dışında başka bir şeyi bilmiyor, beceremiyorlar mı bunlar?

Kanalları sırayla geçiyorum; Kanal D’de dizi tekrarı, TV8’de eski havasını, reytingini kaybetmiş Survivor’ın tekrarı, ATV’de temizlik işçisinin yediği dayağa denk geldiğim sabah haberleri, Beyaz TV’de bininci kez yayınlanan bir dizi tekrarı, TV100’de, “Ruslar yine mi düşmanımız oldu” dedirten “Türkiye’den Rusya’ya misilleme” başlıklı bir haber… Gerçi hakkını yemeyeyim, TV100 daha sonra resmi anma törenlerinden ve Anıtkabir’den canlı yayın yaptı.

Bayramı es geçmeyenler de var elbet, Fox’ta İsmail Küçükkaya’nın 23 Nisan odaklı Çalar Saat’i, Show TV’de Ebru Akel’in 23 Nisan’ı hatırladığı Kadın İsterse programı vardı. Halk TV ise İstanbul’da, Taksim meydanında yapılan ve Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı kutlama ve anma törenini yayınlıyordu. TRT’de ise yine 23 Nisan temalı Hayatın Ritmi programı yayınlanıyordu. Eleştirileri savuşturma amaçlı bir şeyler hazırlamışlar ama izlediklerim benim çocukluğumdaki bayram TRT’sinden çok uzak tabi. Tüm gün yayın akışına baktım, Kanal 7’den bile daha dini içerikli yayına sahip olduğunu gördüm. Araya yalandan bir iki bayram programı sokmuşlar.

Yine çocukluk hatıralarıma gittim, TRT’nin bayrama aylar öncesinden nasıl hazırlandığını hatırladım. Başka ülkelerden gelen kardeşlerimizin Türk ailelerin evinde misafir olmasını ve sonra da sevincimize Dünya halklarını ortak ederek bayramımızı kutladığımızı unutmak mümkün mü? Sırf yabancı bir çocuğu evimizde konuk edebilelim diye aileme aylarca Ankara’ya taşınmamız için yalvarmıştım. Çocukluk işte ama ne de güzeldi.

Halbuki, herkes evinde, ailesiyle birlikte… Böyle program arasında anmak yerine gerçek bir hazırlık yapılıp tüm gün şölen tadında bir yayın yapılsa. Paraları mı yok, var! Bir dizi bölümü parası ile 10 yıl boyunca 23 Nisan’ı tüm gün anacak, kutlayacak programlar çektirebilirler. Heves yok, ülkeye, cumhuriyete inanç yok ve hepsinden öte kraldan çok kralcılar! Olur da Atatürk’ü 2 dakika fazla anarlarsa başlarına iş gelir diye korkuyorlar.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” der Yüce Atatürk ve o bu cümleyi kurarken ülkede yaşayanların tamamını kastediyordu. Şimdilerde milletten sayılmak için iktidardaki partiye oy atmak gerekiyor, gerisi bir şekilde terörist!

Acı yazacağım, üstüne alınan alınsın; Kartal oto sanayiden 5-6 usta getirsem daha iyi bir bayram televizyonu düşünür hazırlar sunarlardı. Ulusal Egemenlik Bayramında bile dizi tekrarı yayınlayan ya da yalandan anıp geçen kanallar Atatürk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin televizyonu değil!

Murat Tolga Şen