Medyanın Ukalası

REZİL OLDUK! HEM DE SADECE KENDİMİZE DE DEĞİL... CÜMLETEN YABANCI BASINA KEPAZE OLDUK!

FASHION WEEK OR NE BAKİON WEEK?


Vay vay vay sayın okur...


Nasıl bir hafta geçirdik, harbiden belli değil...


Beni benden alıp argoya buladı bu hafta; içimden dinine imanına, kitabına sövüp sildim...


Zaman zaman sosyal konumumun el verdiğince, dış görünüşümle tezat oluşturacak bir tonda, dışımdan da sövdüm; acımadım... Hain davrandım.


Bu Fashion Week Sikendali´nden geçip de sövmemek mümkün müydü hani?


Basının köpek yerine koyulduğu ve MEG RYAN denilen ahı gitmiş vahı bile kalmamış Hollywood fazlasına saldırdığı iddia edilirken, nasıl sövmeyeyim?


Bu yürekten ve göbekten daldırmacalı haşin girizgahtan sonra gelelim FASHION WEEK ÇUKURU´nda nasıl debelendiğimize ve orada neler gördüğümüze...


*****************


Efenim, adı FASHION DAYS´ten FASHION WEEK´e dönünce, ben de bir gazladım...


Böyle ortamlara akmaktan hiç haz etmesem de bir heyecan gidip bakayım dedim...


Sevindim filan kendi kendime aslında; iyi olur zannettim...


Girizgah süperdi; VIP basın aracıyla olay mahalline indirildik...


Peki ya sonrası?


Sonra ne oldu dersiniz?


Kapkara bir çadır; acayip çin fenerleri ama yıkılan cool bir ortam...


Yesinler!


Daha dün Kastamonu´dan gelip olmaya çalışan bütün moda editörleri bir arada!


Herkes de sadrazamın sol mayşağından düşmüş!


Allah´ım... Kasılmalar doğum sancısıyla kapışır...


Hal-eda, senin bu yaptığını Çorumlu yapmazı sollar...


Neyse efendim...


Girdik çıktık defilelere baktık...


Sorun yok gibi ama klostrofobi hissinden geberten bir ortam olduğu için, sorun olmaması bile bir sorun.


İlk günkü Arzu Kaprol defilesine kadar, kendini NY´ta zanneden moda editörleri (Hepsi de safi olmak isteyen) ve yayın yönetmenleri (Olmuş ama tamamlanamamış) gördüm...


Ve bir izdiham rezaletiyle defileye girdim.


Neymiş, güvenliklere kapıdan kart kontrolü yapıyormuş...


Ulan zaten Meg Ryan rezaleti yaşamışsın, ne kontrolü hacı?


Sus da başını öne eğ...


Rezil olduk! Hem de sadece kendimize de değil...


Cümleten yabancı basına kepaze olduk!


Yabancı basına kepaze olduk; çünkü organizasyonu gerçek bir feyşın viik zanneden yabancı basın, 200 kişilik bir kadroyla oradaydı!


Tabii hadise, daha başlangıcında kokuşup Meg ablayı kaçırma noktasında patlayınca, onlar da anladılar nereye geldiklerini de geç oldu!


****************


Meg ablayı nasıl kaçırdık peki?


Bir kere iş bilmediğimiz için ablayla sadece kurdele kesme töreni için anlaştık...


Sonraki organizasyonlara davet edip sanki geleceği kesinmiş gibi davrandık...


100 bin dalır´a ancak Meg´e hacı efendilerle kurdele kestirebileceğimizi pek de düşünemedik...


Fazla mı iyi niyetliyiz acaba; yoksa kendimizi mi kandırıyoruz?


Ha bir de yetmezmiş gibi, nasıl olduysa, basını VIP çadırında Meg´in üzerine saldık!


Ulan, böyle dev bir yalan da duymadım!


Olayın aslını ben size anlatayım...


Meg abla, VIP çadırında otururken, yanına TGRT´den bir muhabir kızımız gidip soru sormayı dener...


Meg de panikler, korumasının hayvanca yırttığı çadırdan ya da havalandırma deliğinden sürünerek kaçar!


Üzerine de basın Meg´i sıkıştırdı koruması zor kurtardı diye haberler çıkar...


O anın bir tane fotoğrafı var mı?


Yok, çünkü VIP çadırına kamera girmiyordu...


Ayrıca Meg abla üşümüş, kedi gibi titremiş, çok mutsuz olmuş ve ilk uçakla Amerika´ya dönmüş...


Çok da meraklıydık!


Sanki kendisini Hollywood´da bir tane ödül törenine çağırıyorlar artık!


Sanki bir tane film teklifi alıyor son on yıldır...


Sanki tahtını çoktan yenilere devretmedi!


Ablacım gelmişsin 49 yaşına, ahın gitmiş vahın kalmış... Ölmüşsün yaşıyorum diye dolaşıyorsun, ne yapalım biz seni?


Ayrıca da ben size bir şey söyleyeyim mi, Meg zaten davet edildiği hiçbir organizasyona iştirak etmeyecekti!


Röportaj bile vermeyeceğini İTKİB yöneticileri günler öncesinden söylemişti...


Demem o ki, perşembenin gelişi, çarşambadan belliydi de biz, bir türlü kabul edemedik!


*****************


Allahtan zor koşullara ve skandallara aşinayız...


Hemen kameraları Eda Taşpınar´a ve Deniz Berdan´a ve dahi Melisa Çakarlar´a çeviriverdik...


Farkındaysanız bu üçü bile, magazinin artık unuttuğu insanlar...


Nasıl ki Grammy´ler, "en sevdiğiniz sanatçı ile sahneye çıkın" konseptinde düzenlendiyse feyşın viik de "en unutulmuşlarla ön sırayı paylaşın" konseptindeydi zaten...


Bu kimsenin suçu değil!


Hollywood´da o kadar juicy star varken, taze taze yeni isimler fışkırırken, Meg Ryan´ı getirmek, filmi başından koparmıştı esasen...


Gerisi yalan oldu!


Peki ne oldu?


Meg Abla´nın tahtına Beren Saat abla kuruldu...


Kendini öyle zıtar sanıyordu ki daha dünkü halini hatırlayan herkesi tebessüm ettirdi...


İşte feyşın viik, böylece "ne bakion week"e döndü...


Bakmak sevap mıydı, günah mı; harbiden bilemedim!


*****************


Bu yazıyı size cumartesi sabahı yazıyorum.


Yani feyşın viik bu gece bitiyor.


Umarım bir sonrakinde, daha iyi organize olup kendimizi baştan madara etmeyiz.


Eminim ki tüm çabalar iyi niyetliydi ama ne yalan söyleyeyim, milletçe bunu henüz hazır değiliz...


Belki bir 10 yıl sonra...


Bitirmeden; feyşın viik´ten aklımda kalanları anlatayım:




VOGUE kızları, kendilerini Anna Wintour´un kankaları sanırcasına artizdi.
Üzerilerindeki tasarımcı kostümleriyle podyumda salınır gibiydiler. Bir tanesini durdurup, "Abi kaç para alıyorsun sen, daha dün Çingen gibi geziyordun?" demek istedim ama vazgeçtim. Galiba derginin içinde dev bir giyinme dolabı olduğu doğru. Yoksa hepsini tanıdığım o kızların tekinde bile Christian Louboitin alacak para yoktur! NOT: Belki editör maaşı 5.000 lira olmuştur da bizim haberimiz yoktur...


Herkes süper samimiyetsiz ve plastikti.
O kadar komiklerdi ki, bir ara durup dışarı çıktım, gülüp içeri girdim! O ortamda en yakın arkadaşlarımı, yıllarca yan yana çalıştığım insanları bile tanımakta zorlandım!


Melis Alphan, acayip suratsız ve mutsuz bir şekilde bir köşeye çekilmiş, gelene geçene not veriyordu. Önünde kalem-kağıt gördüğümü ve davetlilere not verdiğini rahatlıkla iddia edebilirim!


Ayşe Brav,
cenazeye gider gibi karalara bürünmüş, barda muhabbet ediyordu; yanında Ebru Akel´in ex aşkı Can Ateş ve onun genççç sevgilisi vardı. Yine süper sosyetikti!


Nefise Karatay zincirlerini kırıp Cüneyt Özdemir´siz gecelere akmıştı;
açılış partisinde, eski günlerini aratmayacak kadar hoştu. Acaba ikili arasında bir mevzuu mu var?


Magazin muhabirleri kendi aralarında gelene geçene: "Mazot... Mazot... " diyip duruyordu. Ne dediklerini ben anladım ama anlatmayayım!


ALL Dergisi´nin başındaki adam Ensar, takım elbisesiyle bir türlü bağdaştıramadığım kıvırcık saçları ve kirli sakalları ile bir grup genç moda editörünün arasında salınıyordu.
Onu, sol görüşlü bir gazetede muhalif yazılar yazarken düşlüyorum her görüşümde... Nedense... Moda dergisinin başında bi garip duruyor!


Ortamda o kadar çok tanınmak isteyen gay moda-sever vardı ve o kadar sakil duruyorlardı ki bir ara homofobik olmaya başladığımı hissettim! Ama sonra kendime geldim ve "Herkes bir şey olmak istemez mi? Boşver... " dedim.


Olmak isteyen pek çok insanı bir arada görünce, durdum, aynadaki yansımama baktım ve "Şanslısın!" dedim... "Olman gerektiğine inanmayı uzun süre önce bıraktığın için, sen zaten olmuşsun!"


VE BİR ÖNERİ:
BİR SONRAKİ FEYŞIN VİİK´E GOSSIP GIRL EKİBİNİ GETİRİN! EMİN OLUN DAHA ÇOK İLGİ GÖRÜR, ÜSTELİK ONLARI TÜM DAVETLERE DE GÖTÜRÜRSÜNÜZ; ÜSTELİK 10´U BİR MEG FİYATINA GELİR! BİLGİNİZE!!!!


KISSADAN HİSSE:
Demek ki neymiş, adını gavurca koyunca, yurdum zıtandatlarında, gavurdaki gibi durmuyormuş... Ne derler bilirsiniz, alışmamış... Durmaz işte! Durmuyor! Önce biraz eğitelim, eğitilelim... Sonra sırada neler var neler...


MEDYANIN UKALASI



"Bir konuda ukala olmak, her konuda ahkam kesmekten iyidir... "medyaninukalasi@gmail.com


http://twitter.com/medyaninukalasi


09.02.10


Bu Yazıyı Facebook ta Paylaş Bu Yazıyı Google da Paylaş Bu Yazıyı Twitter da Paylaş Bu Yazıyı Del.icio.Us ta Paylaş Bu Yazıyı Digg de Paylaş Bu Yazıyı Reddit te Paylaş

YORUMLAR
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gereklidir.

ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ. Eğer üye iseniz buraya tıklayarak giriş yapabilirsiniz.



HENÜZ BU YAZIYA YORUM YAPILMAMIŞ.

DİĞER YAZILARI

BU BAKANI TANIDINIZ MI?

BU BAKANI TANIDINIZ MI?
BU BAKANI TANIDINIZ MI?
SEKSİ TOP TOPLAYICI PLAYBOY A SOYUNDU!
GAZETELERİN GALATASARAY MANŞETLERİ
RATING (18 Aralık Pazar)
AB GRUBU
No.
Program
RT
SH

1.
1 O SES TURKIYE SHOW
9, 69%
27, 06%

2.
2 UMUTSUZ EV KADINLARI KAND
8, 89%
24, 26%

3.
3 O SES TURKIYE (BASLIYOR) SHOW
5, 72%
16, 05%

4.
4 UMUTSUZ EV KADINLARI (OZET) KAND
5, 66%
16, 30%

5.
5 KORCAN KARAR ILE ANA HABER SHOW
4, 33%
13, 80%

6.
6 KIM MILYONER OLMAK ISTER ATV
4, 02%
11, 47%

7.
7 KANAL D ANA HABER BULTENI KAND
3, 81%
12, 15%

8.
8 BKM MUTFAK ’’C.G.H.B’’ (OZEL) KAND
3, 65%
15, 35%

9.
9 GULBIN TOSUN ILE FOX HAFTASONU ANA HABER FOX
3, 50%
12, 37%

10.
10 BEHZAT C.’’BIR ANKARA POLISIYESI’’ STAR
3, 39%
10, 43%


     

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player



ANASAYFA  |  GÜNDEM  |  MAGAZİN  |  MEDYA GÜNLÜĞÜ  |  POLEMİK & KULİS  |  REKLAM-PR  |  RÖPORTAJ  |  TELEVİZYON  |  RATING & TİRAJ  |  FOTOGALERİ  |  VİDEOGALERİ
Üyelik | Künye | Bize Yazın | RSS/XML | Site Haritası

MedyaRadar.com © 2010-2011
Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden medyaradar.com sorumlu değildir.