Medyanın Ukalası

ERTUĞRUL BEY AMCA, ROCK ZITAR YUMURTLAR GİBİ KÖŞE YAZARI SAÇMADI MI EVRENE? PEKİ BUNU NEDEN YAPTI?


PANDİKÇİLERİN MEMLEKETİNDE "HOŞGELDİN 2010" DEMEK!


İtiraf etmek gerekir ki, son derece sıkıcı geçen 2009´dan sonra 2010´a bu denli skandallı ve eğlenceli bir giriş yapacağımızı hiç ummuyordum...


Umut ediyordum aslında ama "dile-gelsin" hattının bu kadar çabuk işlediğini, vallahi bilmiyordum!


Yılbaşı gecesi eğlenceli bir 2010 diledim; şöyle ağzıma layık, skandallı, dengelerin alt-üst olduğu, ak koyun kara koyun muammasının çözüldüğü, niyetlerin gün yüzüne çıktığı, yani her şeyin değiştiği bir yıl...


E, ne yalan söyleyeyim, yılın ilk günlerine bakınca, yıl boyunca istediğim karmaşadan fazlasını alacağım çıkıyor ortaya.


Maşallah, yine ortalık yangın yerine döndü!


Peki, ben manyak mıyım da bu kaostan zevk alıyorum?


Hayır, ben kaos olmadan ilerlemenin söz konusu olacağını düşünmüyorum...


O yüzden, yeni baştan inşa etmek için hepsini yıkmak iyidir; sıfırlanmak, arınmak ve yeniden başlamak, yeni yıl için gereklidir.


Kendini yakıp yakıp küllerinden yeniden doğmayı bilmek gerekir bunun için...


Dünyayı bir kahinin gözüyle izlemek kimi zaman...


E, bazen de en basitten daha basit bakmayı kavramak gerekir evrene; zira hayat, bu iki ucun arasında yuvarlanır...


Ben 31 Aralık 2009 gecesi, saat tam 12´de eski beni yaktım... Artık yepyeni, tazelenmiş biri olarak duruyorum karşınızda.


Eskiyi eskide bırakıp, yeni bir bene koşuyorum...


Ve ne yalan söyleyeyim, her yeni yılda yarattığım her beni biraz daha fazla severken, Ajda Pekkan benim ruhuma sahip olsaydı, acaba neye benzerdi demeden de edemiyorum...


Peki, bu çılgın 2010, nelere gebe?


Gelin beraber bir düşünelim...


Daha yeni yıla girmeden, Hürriyet´in efsane Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök bastı istifayı...


Ardından da eli kalem tutan herkes iyi kötü bir şeyler karaladı...


Ben Ertuğrul Bey Amca´nın Türk basınındaki yeni, önemi, kınanması ve sevilmesi üzerine dangalakça bir yazı yazmak yerine, bundan sonra olabilecekleri sıralamak istiyorum...


Ertuğrul Bey Amca´nın misyonu neydi?


"Gastesini" panayır yeri gibi gösterip dünyanın en entrikalı en soğuk koridorlarında şenlik havası yaşadıklarını iddia ederek, elini attığı yazabilen ya da yazamayan her türlü insanı "köşeci" haline getirmek değil miydi?


Sayesinde pek çok vasıfsız da nemalanmadı mı bu piyasadan?


Ertuğrul Bey Amca, rock zıtar yumurtlar gibi köşe yazarı saçmadı mı evrene? Hepsinin ceplerine para koyarak önlerini açmadı mı?


Peki, bunu neden yaptı?


Babasının hayrına değil herhalde...


Adam prodüktör gibi şöhret üretti; şöhretli köşe yazarı olayını yarattı ve o şöhretlerin merak edilen hayatları sayesinde gazetesini çatır çatır sattırdı.


Aslında akıllıca bir taktik; yarat, kullan...


Çift taraflı bir fayda söz konusu...


Bir yoktan var edilme söz konusu...


Var edileni yüceltme söz konusu...


Karşılıklı kasılmaca:


Biri, "BEN YARATTIM!" diyor...


Diğeri, "BEN VARIM!"


Tanrıyla kul arasına girilmez...


Öyle demiş ya Ayşe Arman Bacım da...


"Bizi Ertuğrul Ağabey doğuruvidi!" diye...


Ertuğrul Bey Amca´nın bir batında kaç tane köşeci doğurabildiğini gerçekten merak ediyor, onlardan biri olamadığım için de hayıflanıyorum.


2009´da aldığım son tavsiye şu olmuştu çünkü: "Onları Ertuğrul Özkök sivriltti, sen de birinin dalına binip sivrilmelisin!"


Ben tam "Eyvallah aga!" demişken, Ertuğrul Bey Amca´nın istifası, beni tekrar düşünmeye itti...


Ve iktidarda olmaktansa gölge kabine modunda ilerlemeye karar verdim.


Zira henüz herhangi birinin dalına binmeye hazır değilim...


Özellikle kişisel menfaatlerim için!


Hadi ucunda vatan-millet-Sakarya olsa bi´-iki kere düşünür, binerim gider ama bu şartlar altında pek sanmıyorum be!


Zaten bundan sonra bu kadar çok rock zıtar köşeci göremeyeceğiz haliyle...


Derin bir nefes alıp koltuklarımızda rahatça yayılabiliriz o zaman!


Dala binmek demişken, Taksim dallamalarının yeni yıl icraatlarını izlemişsinizdir televizyonlarınızdan.


Yine onun bunun kıçını elleyenler, kadın gördüğü yerde mıncıranlar, önden arkadan sürttürenler, fortlayanlar derken, 2010´a girdik...


Peki, ne öğrendik?


Öğrendik ki, polis istediği kadar sivil takılsın, Taksim hala dallamaların ve öküzlerin meskeniymiş...


Şehir istediği kadar mobese kameralarıyla kuşatılsın, emniyet yetkilileri yerinden kalkıp suçluların tepesine binmediği sürece, hiçbir işe yaramıyormuş...


Kıçını açanı fortlarlar, pandik mini eteğin hakkıdır ve ellenmek istemeyen Taksim´e çıkmaz ilkeleri hala geçerliymiş...


Onu bunu elleyen adamı kamerayla takip edip polise teslim etmeyen tüm televizyoncular, cehennemde yanmalıkmış!


Allah belamızı hali hazırda vermiş de haberimiz yokmuş...


Pandikçilerin memleketinde 2010´a pandik yiyerek merhaba deniliyormuş...


2010... Yeni 10 yıl´dan söz ediyoruz burada... İleride tarihe böyle geçecek...


Peki, biz yeni yılda tek pandiği Taksim´de mi yedik sanıyorsunuz?


Tabii ki yıla girer ayak, hayatımıza "giren" zam dalgası da büyük bir pandik-atak oldu bizler için...


Anlayacağınız 2010´a girerken ve girdikten sonraki ilk günler dahilinde, cümleten, her türlü pandiğimizi yidik, mutluyuz!


Yoksa nasıl bu denli rahat otururduk neticemizin üzerinde, inanın bilemiyorum...


Alıştık ya, alışmış kudurmuştan beterdir derler...


Dahasına da aranırız kesin...


Her işte dahasına aranıyor, kaşınıyoruz; pandiğe mi kaşınmayacağız?


Zaten bize pandik bedava de, pandikçinin önünde kuyruk oluruz...


Pandik, çok popüler bir gece kulübü adı olsa, medya alemi olarak kapısını aşındırırız; içerideki en baba muamele pandik atılması olsa, nasıl pandiklendiğimizi birbirimize anlatırız...


Neticede ünlü olacağız ya; hip yerlere takılmalı, concon sosyetiklerle kankalık kurmalıyız...


Geçti Emin Çölaşan, Oktay Ekşi devirleri...


Ertuğrul Bey Amca da Ercan Arıklı da yok artık...


Ercan Arıklı, ne yazık ki sonsuza dek yok ancak onun varlığından da nemalanmış ve marka olarak sivrilmiş pek çok isim var aramızda...


Yok mu?


Peki, yeni Ertuğrul Bey Amca kim olacak?


İşte size yeni yılın sorusu...


Fatih Altaylı mı, İsmail Küçükkaya mı?


Bana sorarsanız, Fatih Bey, kendi starlık titrini bir kenara koyup yanındakileri parlatabilecek gibi görünmüyor pek; Altaylı´nın olduğu yerde en büyük ve en parlak star, her zaman yine Altaylı´dır!


Siz yine İsmail Küçükkaya´ya meyledin derim...


Ancak İsmail Bey´in de öyle geleni geçeni dalına bindirecek bir duruşu yok; bilginize...


Öyle görünüyor ki kısa süre sonra işini adam gibi bilmeyen kimse Akşam çatısı altında çalışamayacak...


Pek de güzel olacak!


Kafalara balyoz gibi inmekte Küçükkaya!


Böylece, çerezleri at-tut tabelasına dönen Akşam, kendine büyük bir sarsıntıyla girme sürecine başlamış bulunmakta!


Kriz ve maaş vartasını da atlatırlarsa, kısa süre sonra en baba gazeteler arasına döneceklerine, can-ı gönülden inanıyorum.


Ertuğrul Bey Amca´nın yerine gelen Enis Berberoğlu´na gelince...


Kendisi yılın ilk felaketine -bence haberi olmadan- imzasını atarak, ayağını kaydırmak için sırada bekleyenleri simileylere boğdu bile!


Ortada öyle saçma bir hata var ki... Ancak işten kovulmak isteyen bir editoryal kadro, böyle bir ahmaklığın altına imzasını atabilir; ya da Berberoğlu´nun yayın yönetmenliğine kasteden bir kadro...


Nasıl bir zeka, İbrahim Kutluay´ın demeciyle, Kürt sanatçı Sivan Perwer´in demeçlerini birbirine karıştırabilir?


Ortada bir kumpas olduğunu görmüyor mu kimse?


Bu kadar mı körüz?


Buradaki şeytanı görmeyecek, görmek istemeyecek kadar mı hasetiz?


Ne demişti Serdar Turgut, "Hürriyet´in yayın yönetmeni olmak dev bir prestijdir!" ve herkesin gözü oradadır, değil mi?


Herkes, yeni gelenin başarısız olmasını bu nedenle can-ı gönülden arzularken, kendi holdinginden istifa eden Aydın Doğan´ın hali nice oladır?


Doğan Holding´e haciz gelecek de ondan mı ikiye takıp olay mahallinden uzaklaştı Sayın Doğan?


Hani malları çocuk çocuğun üzerine yaparlar ya, haciz geldiğinde alacak bir şey bulunamasın diye...


Ne bileyim işte, insanın aklına bin türlü şey geliyor vallahi!


Günahı, şeytanımın boynuna!


Ne demişler:


"I LOVE DEER!"


Geyikleri kim sevmez vre!


Bu arada, duydum ki Kanal D´de yayınlanan Kavak Yelleri´nde, bizim Vedat Özdemiroğlu´nun yeni kısa filminin senaryosu çorlanarak kullanılmış.


Vedat, bunca yılın metin yazarıdır, terbiyeli adamdır, size laf etmez; ama ben, onun kadar terbiyeli olamayacağım...


Sayın TIMS Production yöneticileri ve dahi sevgili senaristler: Gökhan Horzum, Ekin Atalar, Yılmaz Şahin ve dahi pek kıymetli yönetmen ablamız Jale İncekol... Bu durumun bilinçsizce yapılmış olduğunu varsaymak istiyorum...


Yoksa siz, koskoca Vedat´ın senaryosundan çaktırmadan "adaptasyon" işine girmezsiniz, di mi?


Yoksa siz, konu sıkıntısı çekip oraya buraya daldırmazsınız kaşığı, de mi?


Yok, yok... Yapmazsınız!


E, hadi özür dileyin o zaman!


Hem Vedat´tan hem de bizden...


Çünkü ne oluyor biliyor musunuz?


Biraz ayıp oluyor be...


Ama sonuna kadar inkara girerseniz; bazı "diğerleri" gibi...


Onu da vicdanınıza bırakır, köşeme çekilirim...


Yeni yılın hepimize neşe, coşku ve heyecan getirmesi dileğiyle...


Bakalım daha ne kaoslara geleceğiz?!


Ama ben yine de kaosu seviyorum be!


MEDYANIN UKALASI


"Bir konuda ukala olmak, her konuda ahkam kesmekten iyidir... "

medyaninukalasi@gmail.com





05.01.10


Bu Yazıyı Facebook ta Paylaş Bu Yazıyı Google da Paylaş Bu Yazıyı Twitter da Paylaş Bu Yazıyı Del.icio.Us ta Paylaş Bu Yazıyı Digg de Paylaş Bu Yazıyı Reddit te Paylaş

YORUMLAR
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gereklidir.

ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ. Eğer üye iseniz buraya tıklayarak giriş yapabilirsiniz.



HENÜZ BU YAZIYA YORUM YAPILMAMIŞ.

DİĞER YAZILARI

BU BAKANI TANIDINIZ MI?

BU BAKANI TANIDINIZ MI?
BU BAKANI TANIDINIZ MI?
SEKSİ TOP TOPLAYICI PLAYBOY A SOYUNDU!
GAZETELERİN GALATASARAY MANŞETLERİ
RATING (18 Aralık Pazar)
AB GRUBU
No.
Program
RT
SH

1.
1 O SES TURKIYE SHOW
9, 69%
27, 06%

2.
2 UMUTSUZ EV KADINLARI KAND
8, 89%
24, 26%

3.
3 O SES TURKIYE (BASLIYOR) SHOW
5, 72%
16, 05%

4.
4 UMUTSUZ EV KADINLARI (OZET) KAND
5, 66%
16, 30%

5.
5 KORCAN KARAR ILE ANA HABER SHOW
4, 33%
13, 80%

6.
6 KIM MILYONER OLMAK ISTER ATV
4, 02%
11, 47%

7.
7 KANAL D ANA HABER BULTENI KAND
3, 81%
12, 15%

8.
8 BKM MUTFAK ’’C.G.H.B’’ (OZEL) KAND
3, 65%
15, 35%

9.
9 GULBIN TOSUN ILE FOX HAFTASONU ANA HABER FOX
3, 50%
12, 37%

10.
10 BEHZAT C.’’BIR ANKARA POLISIYESI’’ STAR
3, 39%
10, 43%


     

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player



ANASAYFA  |  GÜNDEM  |  MAGAZİN  |  MEDYA GÜNLÜĞÜ  |  POLEMİK & KULİS  |  REKLAM-PR  |  RÖPORTAJ  |  TELEVİZYON  |  RATING & TİRAJ  |  FOTOGALERİ  |  VİDEOGALERİ
Üyelik | Künye | Bize Yazın | RSS/XML | Site Haritası

MedyaRadar.com © 2010-2011
Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden medyaradar.com sorumlu değildir.