Medyanın Ukalası

MEDYANIN UKALASI'NIN GERÇEK KİMLİĞİYLE AYŞE ÖZYILMAZEL'İN YENİ ALBÜMÜNÜN ALAKASI NE?

BEN GERÇEKTE KİMİM YA DA AYŞE ÖZYILMAZEL´İN ALBÜMÜ


Son günlerde özellikle Twitter vasıtasıyla kimliğimi deşifre etmem yolunda pek çok mesaj alıyorum...


Bazı köşecilerimiz de oldukça meraklılar bu konuda...


Düşmanı bilmeden, etkisini ve bilgisini de hesap etmek zor oluyor çünkü insanlar için...


Bilinmeyen korkutuyor...


İnsan psikolojisi.


Oysaki ben, böylesini daha uygun buluyorum...


Zira kendini göstermek için yırtınanlar var...


Yazarak ünlü olmak için "her şeyini" verebilecek olanlar var...


Ona buna çamur atarak sivrilmeye çalışanlar var...


Ben, bu noktada ayrılıyorum işte...


Benim tüm bunları yazma nedenim; sizlere bir şeylerin doğrusunu gösterebilmek...


Bir noktaya bakmanıza yardımcı olmak; gözden kaçırmanızı ve ahmak yerine konulmanızı engellemek...


Üçkağıtçıların ve ucuzcuların kuşattığı bir evrende yaşamak zorunda olmadığımızı hissettirebilmek...


Bu yüzden, boşverin benim kim olduğumu...


Önemli olan, anlattıklarımın doğru olup olmaması...


Ve ben, anlattığım her şeyin altına imzamı atıyorum siz bilmeseniz de...


Adımın büyük ya da küçük olması; ünlü olup olmamam ilgilendirmemeli bu nedenle sizi...


Benim kim olduğum değil, ne yazdığım önemli...


 


Geçen hafta, küçük medyada yaşanan bazı küçük çirkin olayları aktarmıştım sizlere.


Çeşitli kimseler bu açıklamalarımın üzerin, çeşitli yorumlar getirdiler.


Tehdit edenler oldu, küfredenler oldu; biri şuna el çektirsin diyenler oldu...


Bunların hepsinin yıldırma politikası olduğunu en az hepiniz kadar ben de iyi biliyorum...


Ve inanın bana hiçbiri umurumda değil.


Olsaydı yazmıyor olurdum zaten.


Susmaya devam eder, görüp bildiklerimi içime atar, yola öyle çıkardım...


Ama yapmadım; demek ki bir nedenim var...


Bu arada, bir önceki yazıda adı geçen "o" şahsa istinaden:


Kendisinin adını bir daha anmayacağım, hiç merak etmesin...


Kimseye istediğini vermeye niyetim yok...


Dövüşeceksem büyükbaşlarla dövüşürüm...


Bu konuya da burada veda edelim ve konu şöhretten açılmışken, bir başka şöhret hikayesinden söz edelim...


 


Ayşe Özyılmazel´i son beş yıldır, tanırız, biliriz...


Önce Sevgi Abla´ydı, sonra Ayşecik Köşe Yazarı oldu...


Amenna...


Yeditepe Üniversitesi RTS mezunudur bu kızımız...


Bir dönem film milm, televizyon melevizyon işlerini denemiş; bu işler zor gelince vazgeçmiştir...


Sonra bir şekilde önce Aktüel´de, sonra Sabah´ta yazmaya başlar...


Hala yazıyor biliyorsunuz...


Hepimiz görmezden gelsek de Ayşe Arman´lığa koşuyor...


Üstelik Ayşe Arman´ın yapmayı düşünemeyeceği şeyleri de sepetine doldurarak...


Geçtiğimiz hafta bir albüm çıkardı Ayşe...


Kendi adını taşıyan.


Bir de klip çekmiş...


Beyaz Şov´a çıktı filan...


İyi, güzel, hoş...


Cadde kızları için bildiğimiz ritimler üzerine, concon sözler de yazmış...


Aşk acısını unutmak için yazdığını söylemiş...


Şarkılardan biri Sting´in Shape of My Heart´ına benziyor...


Ona da eyvallah...


Ayşe kameraları seviyor...


Bu da kabulüm...


Sesi güzel mi?


Güzel...


Sorun yok...


Sorun ne?


Neden konuştuğum üç insandan biri Ayşe´nin albümünden söz edince: "Bla bla bla... O kız da... Bla... Bla... " diye söylenmeye başlıyor...


Ayşe´nin şöhret serüveni neden herkesi kızdırıyor?


Aslında kötü bir şey yapmıyor Ayşe...


Herkesi geçtiği yollardan geçip, potansiyelinin her kırıntısını kullanmak istiyor.


Ama sevilmiyor.


Çok sevildiğini düşünürken hem de...


Bu çok acı bence.


Ayşe´ye sorsanız, herkes onu çok sever...


Buna çok inanıyor.


Ben birebir şahidim üstelik bunu defalarca söylediğine...


Ama herkesler, özellik de arasından geldiği insanlar kıl oluyor ona...


İlginç...


Ve can sıkıcı.


Benimse yorumum nötr...


Oportünizm bence herkes için geçerli olmalı her zaman...


Kendini göstermek istiyorsan, bunun yolunu kendin seçebilirsin.


Ve sonuçlarına da kendin katlanırsın.


Ancak benim Ayşe´nin klibi ve imajı hakkında birkaç eleştirim olacak...


Birincisi: Ayşe dans dersleri almalı... Çok kötü dans ediyor...


İkincisi: Sedef Çalarkan imzalı o gitarlı tişört elbise çok fena; bıngıl bıngıl göstermiş...


Üçüncüsü: Topuz saçlar zaten geniş olan alnını iyice açmış, yüzü fena görünüyor.


Dördüncüsü: Klipte akıl almaz hatalar var.


Bunca yılın yönetmeni Hakan Yonat, basit bir animasyon klibi yönetmeyi becerememiş sonucu çıkıveriyor...


İnanmak istemiyorum ama görüyorum...


Ki Hakan´ın bu işte ne kadar ehil olduğuna birebir şahidim!


Ayşe hoş bir kız olmasına rağmen, klipte felaket görünüyor.


Hadi o dert değil...


Animasyonlara bakması gereken yerlerde, sağa sola bakıyor ve resmen amatör bir manzara çıkıyor ortaya...


Bunu fark etmemişler mi?


Resmen bir devamlılık hatası da klip boyunca akıp gidiyor...


Nerede başlıyor nerede bitiyor; ne oluyor o da belli değil...


Ayrıca Nil´in "Seviyorum Sevmiyorum" havasını da yakaladım ben bu kipte.


Üstüne şarkının girişi de Yalın´ın şarkılarına benziyor.


Ayşe´nin anlamsız el kol hareketleri çok göz yorucu...


Dolayısıyla bla bla´lara daha çok malzeme verecek gibi görünüyor Ayşe.


Hayır, takmayıp devam ediyor olduğunu bilsem eyvallah...


Ama kendisine edilen en küçük sözü bile kafada şişirmeye müsait, hassas bir kız...


Eminim çok emek harcanmıştır ama kendini göstermiyor o emekler, bilgisine.


Bir sonraki klipte bu açık kapatılır inşallah!


Umarım bu işin totalinde sükut-u hayale uğramaz.


Benden söylemesi...


Her tercih, bir vazgeçiştir ama değil mi?


Bunu araya neden soktum?


Soktum çünkü görün istedim...


Bu bir tercihtir, değil mi?


Ayşe´nin yolu bir yoldur, Helin´in yolu bir başka yol...


Rasim Ozan Kütahyalı, göğüs kıllarından bir yol yapmıştır kendine...


Ayşe Arman, çok eleştirilen ve çok taşlanan özel yaşamından...


Tuğçe Tatari, tüm teşhircilerin karşısında konumlandırmıştır kendini; kıllığı meşhurdur...


Mutlu Tömbekici´nin ağzında bakla ıslanmaz, en delikanlı tavrıyla tepesini attırana gerektiğinde küfürleri savurur... Çok da güzel yapar bence!


Rahşan Gülşan, orta kesim için ailenin kızı olmayı başarmıştır...


Ayşe Brav, sevenlere de sevmeyenlere de nanik yaparak anlatır her şeyi zart zort; çünkü Ayşe odur.


Hepsi bir yol bulmuş, o yolda bir marka olmuştur.


Herkes kendi mizacına göre bir yükselme eğrisinde ilerlemiş, ona göre "şöhret"i bulmuştur.


Ama ben onlardan biri değilim...


Bazılarını çok sevsem, muhabbetlerine hasta olsam da değilim...


Adım ve soyadımla marka olmak bana göre değil...


Belki de bu yolda değil.


Beni merak etmeyin;


Ben böyle iyiyim...


Deşifre olup kendimi gözünüze sokmak gibi bir derdim yok!


Zira o zaman, anlattıklarımdan çok tipimle ilgileneceksiniz belki de...


Erkek arkadaşımı ya da kedimi dilinize dolayacaksınız...


Anlattıklarımın doğruluğu değil, hangi mekanlarda turladığım ilgilendirecek sizi...


Kiminle takıldığım, ne giydiğim ya da kiminle yattığım daha önemli olacak söylediklerimden.


Ben buna yokum dostlar.


Bu yüzden gizliyim.


Tekrar ediyorum; beni merak etmeyin!


Ama yine de çok merak edenler için:


FWS (Female-White-Single) derim...


NOT: Yazımı bu güne sarkıttığım için hepinizden özür dilerim... Yoğun bir hafta geçirdim. Gazetede başımızı kaldıramadan çalıştığımız günlerdi son birkaç gün... Bir hafta sonra, televizyonumla ve sabah gazetelerimle daha keyifli vakit geçirmeye başladığımda, size daha detaylı anlatacağım pek çok hikaye birikti cebimde... Birazcık sabredin...


Varoluş nedeninizi şaşırmadığınız, sahte alkışlara kapılmadığınız ve düşüncelerinizle var olduğunuz bir hafta geçirmeniz dileğiyle...


Kendinize dikkat edin!


MEDYANIN UKALASI


"Bir konuda ukala olmak, her konuda ahkam kesmekten iyidir!"

medyaninukalasi@gmail.com


http://twitter.com/medyaninukalasi


31.12.09


Bu Yazıyı Facebook ta Paylaş Bu Yazıyı Google da Paylaş Bu Yazıyı Twitter da Paylaş Bu Yazıyı Del.icio.Us ta Paylaş Bu Yazıyı Digg de Paylaş Bu Yazıyı Reddit te Paylaş

YORUMLAR
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gereklidir.

ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ. Eğer üye iseniz buraya tıklayarak giriş yapabilirsiniz.



HENÜZ BU YAZIYA YORUM YAPILMAMIŞ.

DİĞER YAZILARI

BU BAKANI TANIDINIZ MI?

BU BAKANI TANIDINIZ MI?
BU BAKANI TANIDINIZ MI?
SEKSİ TOP TOPLAYICI PLAYBOY A SOYUNDU!
GAZETELERİN GALATASARAY MANŞETLERİ
RATING (18 Aralık Pazar)
AB GRUBU
No.
Program
RT
SH

1.
1 O SES TURKIYE SHOW
9, 69%
27, 06%

2.
2 UMUTSUZ EV KADINLARI KAND
8, 89%
24, 26%

3.
3 O SES TURKIYE (BASLIYOR) SHOW
5, 72%
16, 05%

4.
4 UMUTSUZ EV KADINLARI (OZET) KAND
5, 66%
16, 30%

5.
5 KORCAN KARAR ILE ANA HABER SHOW
4, 33%
13, 80%

6.
6 KIM MILYONER OLMAK ISTER ATV
4, 02%
11, 47%

7.
7 KANAL D ANA HABER BULTENI KAND
3, 81%
12, 15%

8.
8 BKM MUTFAK ’’C.G.H.B’’ (OZEL) KAND
3, 65%
15, 35%

9.
9 GULBIN TOSUN ILE FOX HAFTASONU ANA HABER FOX
3, 50%
12, 37%

10.
10 BEHZAT C.’’BIR ANKARA POLISIYESI’’ STAR
3, 39%
10, 43%


     

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player



ANASAYFA  |  GÜNDEM  |  MAGAZİN  |  MEDYA GÜNLÜĞÜ  |  POLEMİK & KULİS  |  REKLAM-PR  |  RÖPORTAJ  |  TELEVİZYON  |  RATING & TİRAJ  |  FOTOGALERİ  |  VİDEOGALERİ
Üyelik | Künye | Bize Yazın | RSS/XML | Site Haritası

MedyaRadar.com © 2010-2011
Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden medyaradar.com sorumlu değildir.