Turgay Ciner gerçek bir derviş olmalı: Altaylı’nın yazdıklarını duyunca ne yapacak?

Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, sevinenlerin sevincini kursağında bıraktı ve yeniden kaleme sarıldı.

KESKİN KALEM

Turgay Ciner gerçek bir derviş olmalı: Altaylı’nın yazdıklarını duyunca ne yapacak?
Medya mahallemizin değerli ve güzel insanları. Biliyorum beni çok özlediniz, “tozu dumana katan gizemli yazar nereye kayboldu?” diye düşündünüz durdunuz. Emin olun ben de sizi çok özledim. Bu uzun ara sırasında da işittim ki, komplo teorileri havada uçuşmuş, yokluğumda bir bit yeniği arayanlar olmuş. Sevinenler de hayli fazlaymış... Sevinmesinler! Döndüm!

Evvela merakınızı gidermek boynumun borcu. Bu yaşlı basın emekçisi dostunuz, daha evvel de yazılarında kalbinin ne kadar yorgun olduğunu anlatmıştı. Basının hali, yakın dostların birbirini sırtından bıçaklaması, dönen fırıldaklar, iki kuruşluk çıkar için vatanına milletine ihanet edenler... İşim gereği bunlara fazla maruz kalınca KALBİM TEKLEDİ!

Aman aman panik olmayın, şimdi gayet iyiyim. Kısa bir tedavi sürecinin ardından kendimi memleketime, Karadeniz'in hırçın dalgalarının kollarına bıraktım. Bol bol muhlama, hamsi, pazı, mısır ekmeği yedim. Turp gibiyim şimdi. Böyle olunca hemen keskin kalemimi kınından çıkardım.
O nedenle “haçan nereyedur bu Keskin Kalem?” diye soran dostlara düşmanlara bir kez daha haykırıyorum: Döndüm!

O kadar çok yazacak şey birikti ki hangi birinden başlayayım bilemedim. Bu nedenle bir konuya değineceğime, ‘birkaç konuya değineyim’ dedim bu sefer. Aradan ilginizi çok çekenler olursa daha sonra devam ederiz. Ammaaaa izin verirseniz kendime torpil geçeceğim ve Keskin Kalem'e kendince “hukuk savaşı” açan ünlü bir gazeteciyle başlayacağım. Hikayemizin kahramanı Fatih Altaylı... Haydi evinizin, ofisinizin Keskin yazarıyla hasret gidermeye...



Hukuk Öğrencilerine Ders Olacak Bir Dava Hikayesi...

Hatırlarsanız Medyaradar'ın usta röportajcısı Alev Gürsoy Cimin Fatih Altaylı'yla bir röportaj yapmış, röportaj 23 Eylül 2016'da yayınlanmıştı. Her devrin adamı Altaylı, o röportajda bir şeylerden korkmuş olacak ki, sitemizi hükümetimiz nezdinde kendini aklama aracı olarak kullanmak istedi. “FETÖ'cülere boyun eğmedim, amaçları beni içeri atmaktı” dedi. (röportajın tamamı burada... İsteyen detaylarına bakabilir.http://www.medyaradar.com/fatih-altaylidan-dobra-dobra-fetoculerin-amaci-beni-iceri-atmakti-haberi-456376 )

O öyle dedi ama gerçeklerin de er ya da geç ortaya çıkma huyu var değil mi çok sevgili okuyucularım? Altaylı vakasında gerçekler biraz aceleciydi. Keskin Kalem hemen klavyenin başına geçti ve pek çok gazetecinin bildiği hatta çok basit araştırmayla hemen ortaya çıkabilecek bazı gerçekleri yazdı.

Özetle durum şuydu, Altaylı değil FETÖ'cülere karşı durmak Emniyet'e onlara biat etmek için gitmişti. Bu çok mu çok özel görüşmelerinde de yanında hep en çok güvendiği adamı, o dönem Ajans Habertürk Genel Müdürü olan Ramazan Kurnaz vardı. Keskin Kalem,  Altaylı’nın aslında o görüşmede, FETÖ’cü ihanet şebekesinin 1 numaralı ismi Ali Fuat Yılmazer ve yanındaki diğer polis müdürlerine nasıl biat ettiğini detaylarıyla yazdı. O yazının tamamı da burada.
http://www.medyaradar.com/keskin-kalem-yazdi-fetocu-polis-mudurlerine-emrinizdeyiz-diyen-unlu-gazeteci-ve-yaveri-kim-haberi-469492 )

Bu yazıdan sonra, önce Altaylı çıktı sahneye “seni batıracağım, bitireceğim” minvalinde mesajlar gönderdi. Sonra da yaveri Poligon Rambocuk beri geldi... İnternet sitemizin editörüne “Çok paran var galiba, iyi biriktir hepsini alacağım elinden” diye mesaj attı. Parayı makamı mevkiyi ne çok seviyorlarmış!

Sağ olsunlar ikisi de sözünün eri çıktı. Altaylı 25 bin liralık tazminat davası açtı. Kurnaz'sa daha kurnazdı. Bahsi yüksekten açtı, 300'er bin liradan iki davayla el yükseltti.

Onurlandım!

Sevgili okuyucularım sorun neden?

Bu hareketleriyle yazdıklarımın doğruluğunu tescil ettiler de ondan...

“Parayla Keskin Kalem'i korkutalım da, bir daha çevirdiğimiz fırıldakları yazamasın” diye düşünmüş olmalılar...

Ama hesaplayamadıkları bir şey var, o da ben yazdıklarımın her harfinin arkasındayım, hepsinin gerçek olduğunu biliyorum. Bu nedenle de korkup susacağımı zannedenler avucunu yalayacaklar...

Çevrilen fırıldaklara rağmen bu konuları yüce devletimizin yüce mahkemesinin önüne çıkarmak da bir cesaret... Çünkü devletin savcısı, polisi kimin ne yaptığını artık çok iyi biliyor.

Devlet büyüklerimizin dediği gibi bu ihanet çetesinin inine girildi artık. Her şeyden önce de aslında ne yaptıklarını kendileri biliyorlar... Naçar tehditler, sindirme çabaları da bundan...

Ha asıl amaçsa Keskin Kalem'in kim olduğunu öğrenmek.

Altaylı ve yaveri Kurnaz dava dilekçelerinde döne döne “Keskin Kalem’in adı, adresi açıklansın” buyurmuşlar. Lisedeki gizli flörtleşmelerimden beri ilk kez bu kadar heyecanlandım. Hiç kimse beni bu kadar merak etmemişti. Eğer arzu ederlerse, istedikleri yere yakamda kırmızı bir karanfille gidebilirim.

Fakat sayın Altaylı'ya son bir sözüm var. Açıkçası sizden ve avukatınızdan daha iyi bir dava dilekçesi beklerdim. Emektar bir gazeteci olduğum için yazım hataları gözlerimi kör etti!

Hadi dedim hukuk bürosu Türkçe bilmiyor ona yapacak bir şey yok, e peki dilekçe yazmayı da mı bilmiyorlar? Savları ne, delilleri ne, anlamak mümkün değil. Birkaç örnek vereyim mi dilekçeden...
Şu satırları anlayan beri gelsin...

“Aynı kuruluş içindeki iki yazarın müvekkilimiz hakkında bu kadar zıt ve alakasız röportaj yapıp köşe yazmasına anlam verememekteyiz”
Sanki bir yayın organında herkes aynı düşünmek zorundaymış gibi...

Asıl facia cümleler ise şunlar: “Kendi köşe yazılarına dahi müdahale edilen, yaklaşık iki yıldır siyasi yazı yazmaktan yasaklı olan müvekkilimizin gazeteye verilen haberlere müdahale etmesi!!! söz konusu değildir.”



Vallahi üç ünlemi ben koymadım... Liseli kızların atarlı yazışmalarından bir örnek de değil. Bu, bir dava dilekçesi!

Ha bir de sanırım Altaylı çalıştığı kurum olan Habertürk'ü de burada yüce Türk adaletine şikayet ediyor.

Yahu Fatih Altaylı sen ki, HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmenliği’nden alınmışsın. Üç yıl olmuş. Öncesinde patronunu attığın manşetlerle zor durumda bıraktığını da dünya alem biliyor. Üstüne üç yıldır HABERTÜRK koridorlarında gezip “Ya bu işin en güzel kısmı patron (Turgay Ciner’i kastediyor) görevden aldı ama maaşımı kesmedi. Halen Yayın yönetmeni parası alıyorum" diyen adamsın. Yakıştı mı şimdi hem Turgay Ciner’in maaşını tam ve misliyle alıp hem de patronunu ‘bana yasak koydu. Köşe yazılarıma da müdahale etti. Haberlere de karışmam mümkün değildi’ diye satışa getirmek.

Üstüne bir de ekranda konuşurken ‘Zaten üç kuruş maaş veriyorlar’ diye şikayet etmek ayıp olmuyor mu?

Turgay Ciner’de derviş sabrı olduğunu duymuştum ama bu yaptıklarından sonra kendisinin gerçek bir derviş olduğuna inandım. O yüzden kendisinin sabrına hürmeten Altaylı’ya ödediği maaşı yazmayacağım...

Şimdi dilekçenin en sevdiğim kısmına gelelim...

Bir yazımda sayın Altaylı'nın nasıl lüks içinde “basın emekçiliği” yaptığını yazmıştım. Zat-ı alilerinin cevabı şu olmuş: “Bu bölüme bir anlam verememekteyiz. Kendisini önce ALTAYLI ailesini bir araştırmaya davet ediyoruz. Nitekim müvekkilimizin ailesi çok varlıklı bir aile olmakla birlikte Van ilinin en köklü Türkmen ailelerindendir.”

‘Bir araştırma’ yapmamı isteyen Altaylı ve avukatlarına cevabım şu: Bir değil de iki araştırma yapsak olmaz mı?

(Kusura bakmayın kötü Türkçe görünce hırçınlaşıyorum) Altaylı ailesinin varlığını sual etmedik. Ben ki yıllarca 212'siz, iki kuruşa talim eden bir kardeşiniz olarak, hep gazeteciliği hobi olarak icra eden meslektaşlarıma gıptayla baktım. Napalım kaderimiz buymuş.

Benden alacağınız (alabilirseniz) 25 bin liranın da servetinize servet katmasını en içten dileklerimle temenni ederim.

Söz Altaylı ailesinin kadim tarihini de derinlemesine araştıracağım. Henüz yazılmış bir külliyat yoksa, yazmaya da ben adayım.

Ha ufak da bir uyarı...

Dilekçede “müvekkilimiz Ramazan Kurnaz iyi bir gazeteci olup halen Habertürk Gazetesi Ajans Habertürk Genel Müdürlüğü görevini sürdürmektedir.” deniliyor. Sayın Kurnaz'ın Birand pardonnnn!!! Habercilikte çığır açan, Reha Muhtar ekolünden, iyi bir gazeteci olduğuna ne şüphe!

Fakat ufak bir uyarı yapalım: kendisi bildiğim kadarıyla şu an Show Haber'in Genel Yayın Yönetmeni. Bu bilgileri lütfen düzeltin ki beni (affedersiniz) iyice iç çamaşırıma, kadar soyabilin. Keskin Kalem'in size bu kıyağını da sakın unutmayın.

Neyse hayal gücümüz çok büyükmüş, Altaylı ve Kurnaz hep FETÖ'yle mücadele etmişlermişmiş... Miş de miş... Yazarken sıkıldım. Diyeceğim şu: Buradan hukuk fakültelerine sesleniyorum, “dilekçe nasıl yazılmaz”ın örneği olarak bunu öğrencilerine göstersinler!



Habertürk'ü Ele Geçirmeye Çalışan Kripto FETÖ'cü Klik

Sevgili ve değerli can dostlarım!

Bu FETÖ denilen rezillik, bin başlı yılan gibi. Eziyorsun eziyorsun, yeni bir baş çıkıyor. Allah polisimizi, yargıcımızı, siyasetçimizi velhasıl kelam devletimizi korusun.

Bu ihanet çetesinin dışarıda hala kalan kripto teröristleri hiç dur durak bilmiyor. Hedeflerinden biri de Taksim Talimhane'deki heybetli Habertürk binası. Ne Habertürkmüş!

Çetenin iştahı kabara kabara bir hal oluyor...

Biliyorsunuz örgüt orada yuvalanmıştı. 17/25 Aralık ihaneti sonrası Habertürk yönetimi bina içerisinde büyük bir temizliğe gitti. Muhabirinden, editörüne, üst düzey yöneticisine herkes kapı önüne koyuldu. Zaten büyük bir kısmı da şimdi işgal ettikleri o konforlu koltuklardan soğuk koğuşlara terfi ettiler. Allah düşürmesin!

Fakat içeri alınanların çoğu birinci halka FETÖ'cüler... Bir de bunların ikinci, üçüncü halka adamları var. Bunların kimi doğuştan FETÖ'cü, kimi çıkar için bu terör örgütüne yanaşmış tipler. Çıkar için yanaşanlara biz eski gazeteciler “lümpen FETÖ'cüler” diyoruz. Bu lümpen ekibin büyük bir kısmı şimdi işsiz. Dışarıda canları sıkılıyor, eskisi gibi semiremiyorlar da...

E ne yapıyorlar?

Sevgili dostlarım bunlar eski yuvalarına saldırıp şantaj yapıyorlar ki, bizi işe alsınlar. Akıllarınca hem yeniden hesaplarına maaşları yatacak, hem de örgütün faaliyetlerini kripto şekilde yürütmeye devam edecekler. FETÖ'nün ilk halkasından olmadıkları için fark edilmeyeceklerini zannediyorlar ama YANILIYORLAR!

Zaten foyaları ortaya çıkıyor...

Kovulan, bir grup lümpen FETÖ'cü alıcı kuşlar gibi Talimhane civarında bir süredir dönüp duruyor. Sosyal medya paylaşımları, türlü tehditler, hakaretler ve şantajlarla Habertürk yönetimini avucunun içine almaya çalışıyor. Ne kadar korkunç değil mi? Ekmek yediğin kurumun altına dinamit koymak! Allah kimseyi hain yapmasın...

Bu ekibin FETÖ ilişkileri de mercek altında, çorap söküğü gibi gelmeye başladı her şey. Yakında iplikleri pazara çıkacak. Şimdiden panik yapmaya başladılar...

Aman yarabbi, Brezilya dizisi gibi değil mi?

Bu FETÖ'de ne taktik, ne hainlik biter...

Herkesin cevap hakkı baki, hele ki Habertürk yönetiminin...

Benden yardım isteyecek olurlarsa da hay hay..



Ahmet Hakan’ın İhtiyacı Olan Sihirbazlık’

Medya Mahallemizin Değerli ve Güzel İnsanları!

Şu sıra herkes Ahmet Hakan’ı ve Kanal D Ana Haber bültenini konuşuyor. Taşları yerinden oynatacak bir hamle oldu Ahmet Hakan’ın Kanal D’de ana haberi sunmaya başlaması. Ancak Ahmet Hakanlı Kanal D haberin bir sorunu var.

Reyting tablosu da bu soruna işaret ediyor.

Sorun şu: Kanal D haber diğer rakipleri gibi Ana Haber bülteninin önüne mini bir haber bülteni koyuyor. Televizyonculukta ağırlıklı olarak “haber önü” diyorlar buna. Eski bir yöntem. Amaç daha çok izleyiciyi Ana haber izler hale getirmek...

Ahmet Hakan’ın rakipleri bu mini bülteni sunucusuz ekrana getirirken Kanal D ise “Sıcak Gelişme” başlığı altında çok da beğenerek takip ettiğim Gözde Atasoy'a sunduruyor.

Yani Ahmet Hakan ekrana çıkmadan hemen önce mini bir bülten üstelik bir spikerle yayında oluyor.

Reytingler son dönemde spikerli “sıcak gelişme” başlığını gören Kanal D izleyicisinin bu mini bülten bittikten sonra başka bir kanala geçtiğini gösteriyor.

Kanal D bültenini hazırlayan ekip, şimdi Ahmet Hakan’dan önce ekrana gelen spikerli sıcak gelişme’nin spikersiz ekrana getirilmesi gerektiğini tartışıyor.

Nereden mi biliyorum?

'Minik Kuş'um söyledi!

Bu arada bu vesileyle Ahmet Hakan’a bir iki tavsiyede bulunalım. Başta biraz “Kravatlı mı çıksam Kravatsız mı” kararsızlığında bülten sunan Ahmet Hakan zamanla ekranda ağırlığını hissettirmeye başladı. Rahmetli Mehmet Ali Birand’ın yokluğunda Kanal D ekranında hissedilen Birand ağırlığını doldurabilir belki.

Neden olmasın?

Ahmet Hakan’ın Birand gibi olması mümkün değil belki ama Birand tarzı haberlerle kendine özgü bir ağırlık yaratabilir.  Bunu da ancak iyi habercilerden kurulu bir ekiple ve ses getiren fark yaratan haberlerle yapabilir.

Televizyonculuk ve TV haberciliği ikisi bir arada olduğunda bir tür sihirbazlık da ister. Yoksa marka olmak çok zor hale gelir. 

TV haberciliğinin yerlerde süründüğü bir dönemdeyiz.

Ahmet Hakan Kanal D ekranında bir markaya dönüşmesi için kendisine uygun bir ekip de kurabilmeli...



Yetenekli Bayan Simge...

NTV'de spor bülteni deseniz, ekranda o...

Haber bülteni deseniz, ekranda o...

Tartışma programı deseniz, ekranda o...

Doğuş Yayın Grubu'nun en prestijli etkinliklerinden biri “GQ gecesi” deseniz, ekranda gene o...

Uzun bir süredir aklımı kurcalıyordu da, önceki gün o devasa organizasyonu Sayın Fıstıkoğlu sununca artık yazmadan edemedim.

Ortalama  “güzelliği”, ortalama altı habercilik ve siyaset bilgisi düşünülecek olursa, nedir Simge'yi bu kadar yetenekli ve vazgeçilmez yapan?

Biri bana anlatıversin bi zahmet.

Neden NTV ekranı neredeyse sürekli Simge hanıma emanet.

Var mıdır bir keramet?

Bugünlük bana ayrılan sürenin sonuna geldik...

Medya dünyamızın güzel insanları; hepinize fıkır fıkır, cıvıl cıvıl bir hafta sonu diliyorum!

KESKİN KALEM
Turgay Ciner gerçek bir derviş olmalı: Altaylı’nın yazdıklarını duyunca ne yapacak?Turgay Ciner gerçek bir derviş olmalı: Altaylı’nın yazdıklarını duyunca ne yapacak?Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, sevinenlerin...
Kayyumun işe aldığı gazeteciler niye mağdur ediliyor?Kayyumun işe aldığı gazeteciler niye mağdur ediliyor?Devletin el koyduğu Zaman ve Cihan’da kayyum tarafından işe...
Dünya o foto muhabirini konuşuyor! Katili ile kurbanını aynı karede yakaladı!Dünya o foto muhabirini konuşuyor! Katili ile kurbanını aynı karede yakaladı!Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, Rus büyükelçi...
Kenan Tekdağ'dan ses çıkmadı,Kenan Tekdağ'dan ses çıkmadı,"Derin Gırtlak"ın anlattıkları aklımı başımdan aldı!Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem fikr-i takipte!...
Keskin Kalem Kenan Tekdağ'ı arıyor! Ulaşabilirse hangi soruları soracak?Keskin Kalem Kenan Tekdağ'ı arıyor! Ulaşabilirse hangi soruları soracak?Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, Ciner Medya'nın...
Türk basını bir kez daha Türk basını bir kez daha "hay sizin gazeteciliğiniz..." dedirtti!Medyaradar'ın sivri dilli yazarı Keskin Kalem, 44 şehidin...
Keskin Kalem farketmeyenlere duyurdu: Hangi medya patronunun eşi köşe yazarı oldu?Keskin Kalem farketmeyenlere duyurdu: Hangi medya patronunun eşi köşe yazarı oldu?Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, köşe yazarlığına...
Keskin Kalem'den Erhan Çelik'e kutlama: Artık 'Gülben Ergen'in kocası' değilsin!Keskin Kalem'den Erhan Çelik'e kutlama: Artık 'Gülben Ergen'in kocası' değilsin!Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, duayen spiker...
Keskin Kalem O medya patronuna seslendi: Mafyatik kurallarla gazetecilik olmaz!Keskin Kalem O medya patronuna seslendi: Mafyatik kurallarla gazetecilik olmaz!Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, onlarca basın...
Habertürk ve Hürriyet'te tenkisat kapıda! Hangi gruptan yeni TV kanalı geliyor?Habertürk ve Hürriyet'te tenkisat kapıda! Hangi gruptan yeni TV kanalı geliyor?Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, medya dünyası...
İlk kez Keskin Kalem'den duyacaksınız: Aydın Doğan bu habere çok sevindi!İlk kez Keskin Kalem'den duyacaksınız: Aydın Doğan bu habere çok sevindi!Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, Aydın Doğan'ın...
Keskin Kalem izledi ve yazdı: Adana'da kız yurdunda facia yaşandı; hangi kanal ne yaptı?Adana'da kız yurdunda facia yaşandı; hangi kanal ne yaptı?Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem, 11'i çocuk 12...
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
  • Hürriyet Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Milliyet Gazetesi
  • Habertürk Gazetesi
  • Posta Gazetesi
Diğer gazeteler için tıklayınız

RATING( 16 Ağustos 2017 Çarşamba )

# PROGRAM RT SH
AB GRUBU
  • 1MERYEM6.3622.82
  • 2COPCULER KRALI (T.S)2.9610.16
  • 3MERYEM (OZET)2.8612.94
  • 4MUZEDE BIR GECE 3 (Y.S)2.8511.42
  • 5GECE HATTI2.2712.2
  • 6GULDUR GULDUR SHOW (TKR)1.838.15
  • 7SHOW ANA HABER1.810.46
  • 8FATIH PORTAKAL ILE FOX ANA...1.7910.36
  • 9DUNYA GUZELLERIM1.695.92
  • 10GULDUR GULDUR (TKR)1.656.48
>tümü için tıklayın
TOTAL
  • 1MERYEM6.1419.94
  • 2MUZEDE BIR GECE 3 (Y.S)2.9910.29
  • 3MERYEM (OZET)2.7110.34
  • 4GULDUR GULDUR SHOW (TKR)2.659.8
  • 5COPCULER KRALI (T.S)2.387.88
  • 6FATIH PORTAKAL ILE FOX ANA...2.2711.06
  • 7SHOW ANA HABER2.2210.86
  • 8DUNYA GUZELLERIM2.177.06
  • 9GECE HATTI2.1511.18
  • 10STAR ANA HABER2.069.91
tümü için tıklayın

TİRAJ( 31 Temmuz 2017 - 07 Ağustos 2017 )

# GAZETE BU HAFTA GEÇEN HAFTA
  • 1HÜRRİYET316.426318.283
  • 2SABAH302.089302.461
  • 3SÖZCÜ292.724293.900
  • 4POSTA257.107258.350
  • 5HABERTÜRK206.576203.647
  • 6PAS FOTOMAÇ144.928143.931
  • 7MİLLİYET132.320132.088
  • 8TÜRKİYE130.635131.462
  • 9TAKVİM123.754123.947
  • 10YENİ ŞAFAK111.061110.977
>tümü için tıklayın

MEDYARADAR FACEBOOK'TA

DİĞER HABERLER
    HAFTANIN FİLMLERİ
    Cine Radar
    Bu hafta 8 film vizyona giriyor!Bu hafta 8 film vizyona giriyor!
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 9 yeni film vizyona giriyor!Bu hafta ne izlesek diyenlere: 9 yeni film vizyona giriyor!
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 8 yeni film vizyona giriyorBu hafta ne izlesek diyenlere: 8 yeni film vizyona giriyor
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 7 yeni film vizyona giriyor!Bu hafta ne izlesek diyenlere: 7 yeni film vizyona giriyor!
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 9 yeni film vizyona giriyor!Bu hafta ne izlesek diyenlere: 9 yeni film vizyona giriyor!