28 Şubat davası

- 28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın yargılandığı davada "mağdur-tanık" sıfatıyla ifade veren dönemin DYP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller:- "Toplumdaki bölünmüşlükten son derece rahatsız ve üzgünüm"- "Biliniz ki REFAHYOL bunun için bir fırsattı. Bu kucaklaşma için, toplumumuzun.

GÜNCEL

ANKARA (AA) - 28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın yargılandığı davada "mağdur-tanık" sıfatıyla ifadesi alınan dönemin DYP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, "toplumdaki bölünmüşlükten son derece rahatsız ve üzgün olduğunu" belirterek, "Biliniz ki REFAHYOL bunun için bir fırsattı. Bu kucaklaşma için, toplumumuzun bölünmüşlüğünü bir yerde yok edebilmek için bir fırsattı." dedi.

Çiller, bulunduğu İstanbul'dan telekonferans sistemiyle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine bağlanarak verdiği ifadede, 1995 seçimlerinden Refah Partisi'nin 158 milletvekiliyle birinci çıktığını, milletin "Refah Partisini iktidara getirdim" dediğini, ikinci partinin 135 milletvekiliyle DYP, üçüncü partinin ise 132 milletvekiliyle Anavatan Partisi olduğunu anlattı.

Anavatan Partisi'nin milletvekilleri arasında o listeden seçimlere giren BBP'liler de olduğunu belirten Çiller, şöyle devam etti:

"Ben dahil, Anavatan ile birliktelik kurup, ANAYOL'u kurmak istedik. ANAYOL'un denenmesi bana göre yanlış yazılmış bir tarihin, doğru yazılması anlamına geliyordu. Bu, 12 Eylül 1980 darbesinin yanlış yazdığı tarihi düzeltmekti. Çünkü 12 Eylül'de Adalet Partisi kapatılmış, merkez sağ bölünmüştü. Bu bölünmüşlükten iki parti çıkmıştı. Biri Anavatan Partisi, diğeri yasaklı DYP. Ben bu DYP'nin yasaklarının kaldırılması mücadelesiyle siyasete girdim. Dolayısıyla bu iki partinin birleşmesi benim için özel önem taşıyordu. Onun içindir ki Demirel ve Özal bir büyük mücadele içine girmişler, onun içindir ki Çiller ve Yılmaz bir büyük mücadeleyi devam ettirmişlerdir.

Şöyle düşünün, bir mahallede tek bir bakkal var, onun müşterileri var. Sonra zoraki ikinci bakkalı getiriyorsunuz. Şimdi o iki bakkal aynı müşterilere satış yapmak durumunda. Siyaset darbelerin sonunda böyle bir mücadeleye itilmişti. Bu yüzden daha fazla milletvekilimiz olmasına rağmen, Başbakanlıktan feragat ettim. Başbakanlığı ANAYOL'un kurulması için hükümetin Mesut Yılmaz Başbakanlığında kurulmasına imkan sağladım. Bununla da yetinmedim, Meclis Başkanlığını da verdim. Ancak görüldü ki bir kere darbeler sosyal yapıyı değiştirirse, fedakarlıklar ne olursa olsun, birinden birinin yok olması lazım. ANAYOL bir azınlık hükümetiydi, bitmesi lazımdı. Nitekim bitme durumundayken, Anayasa Mahkemesinin 'Güven oylaması yeterli çoğunlukla verilmemiştir' kararıyla nihai son oldu. Böylece yeni hükümet arayışı çerçevesinde REFAHYOL değerlendirmesi ortaya çıktı."

- "DYP parçalanma sürecine sokuldu"

Çiller, herkesin çok şey söyleyebileceğini, ancak son sözün daima millete ait olduğuna işaret ederek, "Demokraside böyledir. Millet, Refah Partisini birinci yapmıştı. Refah Partisini iktidarda görmek istiyordu." ifadesini kullandı.

REFAHYOL'un kurulması sürecinde çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldıklarına değinen Çiller, 293 olan milletvekili sayısının bir anda 278'e düştüğünü aktardı. İktidara yürüyen bir partide böyle bir şeyin olamayacağını, oy vermeden, güven oylamalarında sıkıntıya düşülmeyeceğini belirten Çiller, REFAHYOL kurulurken, DYP'nin hedef seçildiğini bildirdi.

Çiller, şu görüşlere yer verdi:

"DYP, daha (REFAHYOL'un) kuruluş aşamasında parçalanma sürecine sokuldu. Toplumun ikiye bölünmüşlüğünü, aşırı sağda bir partiyle, ortada, liberal, daha liberal diyelim, merkez sağda duran bir parti, belki de bir uzlaşma çerçevesinde ülkenin bütününü kucaklayabilir, ülkenin devletle millet arasındaki çekişmesine, milletin bölünmüşlüğüne son verebilirdi. Bunu önemli bir fırsat olarak gördüm. Ama bu fırsat ne yazık ki kaçırıldı."

Tansu Çiller, o dönemde ekonomide güzel şeyler gerçekleştiğini, DYP'nin daha önce bıraktığı miras üzerinde ülkenin büyümede OECD birincisi olduğunu, dış politikada da önemli duruş sergilendiğini anlattı.

Dış politikadaki duruşun Türkiye açısından büyük aşama olduğunu belirten Çiller, "Refah Partisi'nin, tümden AB'yi reddeden bir parti" olduğunu, buna karşın AB ile ilişkilerin son derece sıcak devam ettiğini, Gümrük Birliği'nin sürdüğünü ifade etti.

"Türkiye'nin geleneksel dış politikasının ana hatları devam ederken, çok önemli bir kazanç da Ortadoğu politikasında, Irak'ta gündeme gelmiştir" diyen Çiller, petrol bölgelerine operasyon düzenlemenin çok zor olmasına rağmen, Irak sınırının 60 kilometre içine 50 bin askerle operasyon düzenlendiğini anımsattı.

- "Buna itibar etmezsek Türkiye'nin itibarıyla oynarız"

O dönemde Genelkurmay Başkanına bir ziyarette bulunduğuna dikkati çeken Çiller, ziyaretin nedenlerinden birinin, o dönemde TSK'da başlatılan 150 milyar dolarlık modernizasyonun gidişatını bizzat takip etmek, bunu, davanın sanıklarından da olan dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın ağzından duymak, ziyaretinin bir diğer nedeninin de dış politikadaki gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunmak olduğunu aktardı.

Çiller, "Ancak bir üçüncü nedenim vardı. Bir mesaj vermek istedim. O da şuydu; Türkiye önemli bir ülke. Ama bunu devam ettirmek istiyorsak, en önemli şey bu itibarı devam ettirebilmektir. Bunun en önemli yolu, demokrasinin evrensel nedenleri üzerinde birleşebilmektir. O da seçimle gelenin seçimle gitmesidir. Buna itibar etmezsek Türkiye'nin itibarıyla oynarız. Bu mesajı verdim." dedi.

Sonuç itibarıyla 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını aktardığını belirten Çiller, uzlaşmacı bir insan olduğunu, toplumdaki bölünmüşlükten son derece rahatsız ve üzgün olduğunu bildirdi.

Çiller, şunları kaydetti:

"Biliniz ki REFAHYOL bunun için bir fırsattı. Bu kucaklaşma için, toplumumuzun bölünmüşlüğünü bir yerde yok edebilmek için bir fırsattı. Keşke bugün burada bir ceza hukukunun platformunda değil, özgürce ve özgür olarak, mağdur edenle mağdur edilen bir araya gelebilse. Mağdur eden, 'Ben o gün öyle düşünüyordum. Ama bugün geriye baktığımda keşke olmasaydı. Keşke farklı yapsaydık ve keşke hep birlikte demokrasinin evrensel değerleri üzerinde kucaklaşabilseydik' diyebilseydi."

Tansu Çiller'in beyanının alınmasına devam ediliyor.

Etiketler :
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
  • Hürriyet Gazetesi
  • Sabah Gazetesi
  • Sözcü Gazetesi
  • Milliyet Gazetesi
  • Habertürk Gazetesi
  • Posta Gazetesi
Diğer gazeteler için tıklayınız

RATING( 25 Temmuz 2017 Salı )

# PROGRAM RT SH
AB GRUBU
  • 1DOLUNAY4.9418.52
  • 2RUYA2.6810.73
  • 3DOLUNAY (OZET)2.6112.57
  • 4ZOR OLUM 4 (Y.S)2.5611.1
  • 5ADI EFSANE2.569.98
  • 6SHOW ANA HABER2.2513.13
  • 7ATESBOCEGI (TKR)2.1113.21
  • 8FOX ANA HABER2.1112.31
  • 9HABER ONU1.811.7
  • 10KARA SOVALYE YUKSELIYOR...1.767.06
>tümü için tıklayın
TOTAL
  • 1DOLUNAY5.6819.21
  • 2RUYA3.7413.53
  • 3DOLUNAY (OZET)2.9612.96
  • 4FOX ANA HABER2.3111.77
  • 5SHOW ANA HABER2.211.22
  • 6ATESBOCEGI (TKR)2.1312.44
  • 7RUYA (TKR)2.1310.1
  • 8ADI EFSANE2.057.21
  • 9ZOR OLUM 4 (Y.S)2.037.97
  • 10KARA SOVALYE YUKSELIYOR...1.957.04
tümü için tıklayın

TİRAJ( 17 Temmuz 2017 - 24 Temmuz 2017 )

# GAZETE BU HAFTA GEÇEN HAFTA
  • 1HÜRRİYET315.502315.781
  • 2SABAH302.479303.315
  • 3SÖZCÜ293.003298.082
  • 4POSTA257.767255.724
  • 5HABERTÜRK204.153204.537
  • 6PAS FOTOMAÇ142.481140.486
  • 7MİLLİYET132.944131.496
  • 8TÜRKİYE131.193133.834
  • 9TAKVİM124.824122.997
  • 10YENİ ŞAFAK110.912111.739
>tümü için tıklayın

MEDYARADAR FACEBOOK'TA

DİĞER HABERLER
    HAFTANIN FİLMLERİ
    Cine Radar
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 8 yeni film vizyona giriyorBu hafta ne izlesek diyenlere: 8 yeni film vizyona giriyor
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 7 yeni film vizyona giriyor!Bu hafta ne izlesek diyenlere: 7 yeni film vizyona giriyor!
    Bu hafta ne izlesek diyenlere: 9 yeni film vizyona giriyor!Bu hafta ne izlesek diyenlere: 9 yeni film vizyona giriyor!
    Hafta sonu sinemaya gitmek İsteyenler: 4'ü yerli 8 film vizyonda!Hafta sonu sinemaya gitmek İsteyenler: 4'ü yerli 8 film vizyonda!
    Hafta sonu sinemaya gitmek isteyenler: 5'i yerli 11 film vizyonda!Hafta sonu sinemaya gitmek isteyenler: 5'i yerli 11 film vizyonda!